KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/113 E., 2025/4307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/747-2022/747
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 09.09.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araçta sürücü olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, bakım ihtiyacının doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri,
250,00 TL yol gideri ve 1.205,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 5.655,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
14.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, 224.242,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 23.468,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.291,29 TL geçici bakıcı gideri, 1.205,00 TL rapor ücreti ve 1.000,00 TL yol ücreti olmak üzere toplam 251.002,39 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacı tarafın müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve yol gideri ile adli rapor ücreti taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %10 oranındaki maluliyeti ve davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 224.242,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 23.468,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.291,29 TL geçici bakıcı gideri, 500,00 TL yol ücreti olmak üzere toplam 250.502,39 TL tazminatın 15.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve yol gideri ile adli rapor ücreti taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, yol gideri ve adli rapor ücreti talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, 13.04.2022 tarihli kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli bulunmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından başvuru aşamasında sunulan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası oluşan kafatası kırığı, sağ kulak işitme kaybı ve omurga bölgesi kırığına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %19 olarak hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen bu raporun yetersiz bulunduğu,
bu nedenle alınan 25.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacının maluliyet oranının %10 olarak belirlendiği ve bu oran esas alınmak suretiyle hesaplama yapılarak hüküm kurulduğu, davalı tarafın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, 25.03.2022 tarihli raporun yeterli ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan 25.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, davacının fiziken muayene edilmediği, raporu hazırlayan heyette beyin ve sinir cerrahisi uzmanı hekimin bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği, davacı bizzat muayene edilmeden düzenlenen ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı hekim ve kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı hekimin de bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında
davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/113, K. 2025/4307, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama