KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/11575 E., 2025/15632 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/219 D.İş - 2025/365
- Sayısı
- KIT/2025-399
- Sayısı
- K-2022/30728
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.12.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 2.962,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.038,00 TL adli tıp raporu ücreti ve muayene ücretleri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 294.420,06 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının aldığı medikal raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan adli tıp uzmanı hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırladığı 24.11.2021 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/İHK-16580 sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan 24.11.2021 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin olmadığı, davacının maluliyeti ile kaza arasında nedensellik bağının bulunmadığı, davacının tahkimden önce davalıya usulüne uygun hazırlanmış bir rapor sunmadığı, buna göre davacının başvuru şartını yerine getirmediği,
bu nedenle başvurunun reddi yerine başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1. bendinde yer alan “başvuru sahibinin talebinin reddine” ibaresinin çıkarılarak yerine “başvurunun usulden reddine” ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/İHK-16580 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.04.2024 tarihli ve 2022/7894 E., 2024/3309 K. sayılı ilamıyla; davacının dosyaya sunduğu 29.06.2021 tarihli ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 19 oranında olduğu hususunun tespit edildiği, maluliyetin solunum güçlüğü nedeniyle verildiği, davacıya bir akciğer rahatsızlığı olan amfizem tanısı konulduğu, ancak söz konusu rahatsızlığın davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun rapor kapsamından anlaşılamadığı,
raporda maluliyet ile trafik kazası arasındaki illiyet bağının açık olmadığı, bununla birlikte raporu düzenleyen heyette göğüs hastalıkları uzmanı hekimin de bulunmadığı, buna göre anılan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hükme esas alınan dört adli tıp uzmanı hekimden oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı 24.11.2021 tarihli raporun incelenmesinde ise, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı hususunun tespit edildiği,
raporun davacının güncel muayenesi yapılmaksızın kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmakla bu raporun da usulüne uygun hazırlanmadığı ve hükme esas alınamayacağı, İtiraz Hakem Heyetince;
davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, içerisinde göğüs hastalıkları uzmanı doktorun da bulunduğu heyetten Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda,
davacıda mevcut olduğu tespit edilen akciğer rahatsızlığı ve solunum güçlüğünün kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği hususu da değerlendirilmek suretiyle dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca hakem heyetinin ara kararı gereği alınarak davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.01.2025 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 10 oranında olduğu, dosya kapsamında alınan 03.02.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile 294.420,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulüne ve 294.420,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Dairenin 15.04.2024 tarihli ve 2022/7894 E., 2024/3309 K. sayılı ilamıyla; davacının muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, içerisinde göğüs hastalıkları uzmanı doktorun da bulunduğu heyetten davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda, davacıda mevcut olduğu tespit edilen akciğer rahatsızlığı ve solunum güçlüğünün kaza ile illiyet bağının olup olmadığı,
maluliyet oranına etki edip etmediği hususu da değerlendirilmek suretiyle dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı uyarınca davacı tarafça alınarak dosyaya sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.01.2025 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının kaza nedeniyle kaburga kemiklerinin kırıldığının belirtildiği,
bilateral yaygın sentrilobüler amfizem tanısının konulduğu açıklandıktan sonra Yönetmeliğin ekindeki Özür Oranları Cetvelinde yer alan Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Bölümü-Doğuştan veya kazanılmış akciğer, plevra ve göğüs kafesi hastalıkları veya akciğeri tutan hastalıklar/Solunum fonksiyon testine göre az etkilenme kapsamında %20, davacıda kazaya bağlı olmayan mevcut klinik durumu nedeni ile klinik indirimle %10 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, Yönetmeliğin ekindeki cetvelde;
solunum fonksiyonu bozukluğunun tespitinde, solunum fonksiyon testlerinin göğüs hastalıkları uzmanı veya SFT teknisyeni tarafından yapılacağı, sorumlu göğüs hastalıkları uzmanı tarafından yorumlanarak onaylanacağı şeklinde düzenleme bulunduğu, raporu hazırlayan heyette göğüs hastalıkları uzmanı hekim bulunmakla birlikte, davacının göğüs hastalıkları uzmanı hekim tarafından muayene edilerek solunum fonksiyon testi yapıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bununla birlikte davacıya bir akciğer rahatsızlığı olan amfizem tanısı konulduğu,
ancak söz konusu rahatsızlığın davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun rapor kapsamından anlaşılamadığı, buna göre raporun Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı, davacıda var olduğu belirtilen solunum bozukluğu ve amfizem rahatsızlığının davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının açık olmadığı, açıklanan nedenlerle bozmanın gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının güncel solunum fonksiyon testi de yapılmak suretiyle yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki Özür Oranları Cetveline göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Göğüs Hastalıkları uzmanı bulunan heyetten davacıda mevcut olduğu tespit edilen amfizem akciğer rahatsızlığı ve solunum güçlüğünün kaza ile illiyet bağının olup olmadığı,
maluliyet oranına etki edip etmediği hususu (özellikle kaza ile amfizem arasındaki illiyet açıklanmak) suretiyle dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren rapor alınıp sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/11575, K. 2025/15632, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama