İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/12246 K.2025/16792

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/12246Karar2025/16792Tarih16 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.420 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2025/12246 E., 2025/16792 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1446 E., 2025/591 K.
İlk derece mahkemesi
Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2023/1575 E., 2024/698 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.420 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı tarafından sigortalanan ... no:5 Merkez/... adresinde opal cam olarak adlandırılan beyaz renkli camdan mutfak eşyası üretimi faaliyeti gösteren müvekkilinin 02.02.2016 günü poliçe teminatındaki ana üretim kısmı olan fırında meydana gelen sızıntı sonucunda yaygın vuku bulmuş olup buna bağlı olarak makineler, demirbaşlar, hammaddeler ve emtiaların hasara uğradığını, sigortadan zararın tazmini istenmişse de talebin reddedildiğini,

bunun üzerine de Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/479 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup görevsizlik kararı verildiğini ve yargılamanın Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas sayılı dosyası ile yapıldığını, 15.11.2017 günlü raporda, anayapı, makine ve teçhizatta meydana gelen hasarların toplam tutarının 12.420.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın istinafa başvurduğunu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2022/1288 E. 2022/1771 K. sayılı dosyası ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini,

Yargıtay 4. HD 2023/503 E. 2023/2633 K. sayılı kararı ile 28.02.2023 tarihinde kararın onandığını, bunun üzerine ...

15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/13115 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve hasarlı makineler için 12.420.000,00 TL anapara, 10.858.933,84 TL işlemiş ticari faiz olmak üzere bu kalem eşya için toplam 23.278.933,00 TL'nin tahsil edildiğini, aradan 7,5 sene geçtikten sonra hasarın ödendiğini, tahakkuk eden temerrüt faizinin müvekkilinin zararını karşılamakta yetersiz kaldığını, öte yandan geçen sürede ülkesel ve küresel gelişme ve krizler nedeniyle Türk Lirasının aşırı devalüasyona uğraması,

küresel tedarik zinciri, navlunlar ve fiyatlamaların artması nedeniyle müvekkilinin artık davalıdan tahsil ettiği anapara ve faiz ile işletmesini onarabilecek imkanının bulunmadığını, icra dosyasından yapılan tadilattan sonra, makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif teklifler alınmışsa da tekliflerin hayata geçirilemediğini, makinelerin halihazır durumlarının daha da kötüleştiğini,

kaldı ki davalı tarafından makineler için ödenen tam bedel ve yine son ödeme tarihindeki teminat altına alınan makinelerin net kurulum/onarım bedelleri de bu aşamada hesap edilmesi mümkün olmayan hususlarda olup bunların da bilirkişi raporları ve celp edilecek dosya ve delil muhteviyatı ile tespit edileceğini beyanla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.000,00 TL munzam zararın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;davanın belirsiz olarak açılamayacağını, talebin zamanaşımına uğradığını, munzam zarar iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun para borcunu ifada temerrüde düşmesi gerektiğini, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarar ve illiyet bağı olması gerektiğini, borçlunun kusursuzluğunu ispatlayamamış olması gerektiği uyuşmazlık konusu olayda davacının iddiasını ispata yarar delil sunamadığını, yerleşik Yargıtay kararına göre de munzam zararın talep edilebilmesi için davacının temerrüt faizini aşan bir zararının varlığını ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zararın varlığını ortaya koyan durum ve munzam zararın şartlarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın cevap layihasında zamanaşımı def'i dermeyan etmişse de, munzam zararın tazmini davasının 818 sayılı BK’nın 125 ve TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 senelik zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımının başlangıç tarihi ise alacaklının alacağının tamamının tahsil edildiği tarih olduğu,

davalı vekilinin zamanaşımı yönünden istinaf sebeplerinin bu nedenle yerinde olmadığını, yine davalı istinafında davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle redde mahkum olduğunu ileri sürmüşse de, yapılacak tahkikat ve bilirkişi incelemesi neticesinde alacak miktarı netlik kazanacağından, munzam zarar alacağının niteliği gereği likit ya da belirlenebilir olmasının mümkün olmadığı belirgin olmakla bu yöne ilişkin sair istinaf sebeplerinin de yerinde görülmediği,

mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ekonomik unsurlar da dikkate alınarak oluşturulan sepet hesabına göre davacı alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayıp uğramadığı tespit edilerek, varsa bu zarar miktarından da davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faiz miktarı çıkartılarak,

davacının munzam zarar miktarı bulunup davacı alacaklının aşkın zararının (munzam) tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının somut olarak zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca kabulüne, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 tarihli, 2023/1575 Esas, 2024/698 Karar sayılı istinafa konu kararının kaldırılmasına,

dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararın kesin olarak kaldırılmasına karar verebilmesi için HMK 353/1-a maddesi gereğince esası incelemeden karar vermesi gerektiğini, her ne kadar temyize konu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 09.04.2025 tarih ve 2024/1446 E. - 2025/591 K. sayılı kararında HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildiği belirtilmiş ise de iş bu karar kesin kararın olarak kabul edilemeyeceğini, bu yasal düzenlemeye göre; Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararın kesin olarak kaldırılmasına karar verebilmesi için HMK 353/1-a maddesi gereğince esası incelemeden karar vermesi gerektiğini belirtmiştir.

B.Değerlendirme ve gerekçe

Uyuşmazlık davacının işyeri sigorta poliçesi kapsamında munzam zarar taleplerine ilişkindir.

1.Bölge Adliye Mahkemesince 06.05.2025 tarihli ek kararla "Dairemizce 09/04/2025 tarihinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. Maddesi uyarınca kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş, iş bu kararımıza karşı davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından incelenen mahkeme kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kesin olarak verilmesi gerektiği anılan kanunun 353/1-a maddesinde düzenlenmiş olduğundan davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine" karar verilmiştir.

Ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup davalının istinaf başvurusu esastan reddedildiğinden davalının temyiz yoluna başvuru hakkı bulunduğundan usul ve yasaya aykırı olduğundan ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davalının temyiz itirazları incelenmiştir.

2.Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazları yönünden;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 09.04.2025 tarihli kararında davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı yönünden ise kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" kenar başlıklı 341/1 inci maddesi İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, Bölge Adliye Mahkemelerince de yapılan yargılama neticesinde 3 53... nci madde hükümlerine göre istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları vereceği belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un 362 nci maddesinde temyiz edilemeyen kararlar düzenlenmiş olup, iş bu maddenin 1-g maddesine göre; “Bölge Adliye Mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair verilen kararların temyiz edilemeyen kararlardan olduğu belirtilmiştir.

Yine, 361 inci madde de ise temyiz edilebilen kararlar düzenlenmiş olup, bu kararların da Yasa'nın 297 maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir. Yani temyiz edilecek kararda istek sonuçlarından her biri hakkında karar verilmesi gerektmektedir.

Ancak; somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince davalı yönünden istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, davacı yönünden ise davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, iş bu dosyanın öncelikle yerel mahkemesine gönderilerek Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen eksiklikler tamamlanarak yeniden yargılama yapılması,

verilecek kararın Bölge Adliye Mahkemesine denetimine tabi tutulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince dava dosyasında davalı yönünden “esastan red” kararı verilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi usul ve hukuka uygun görülmemiştir.

Dosyada dava ile ilgili nihai karar verildikten sonra dosyanın bütün olarak temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi gerekirken Yasa'nın 297 maddesi ve 362 maddesine aykırı şekilde alınmış bir tefrik kararı da olmaksızın sadece asıl dava dosyası yönünden dosyanın Dairemize gönderilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

3.Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle ek kararın kaldırılmasına, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/12246, K. 2025/16792, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12246
Karar No
2025/16792
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/12249 K.2025/16543
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/12251 K.2025/17855
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/12251 K.2025/16540
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/12254 K.2025/16287
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12261 K.2025/18135
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/12266 K.2025/17253

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.