KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/12727 E., 2025/17162 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/462 Değişik İş – 2020/462 Karar
- Sayısı
- İHK-2020/26151
- Sayısı
- K-2020/82796
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.06.2014 tarihinde davacı yayaya, plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 13.10.2020 tarihli dilekçesi ile 70.556,43 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kazaya neden olan araç sürücüsü ile soruşturma aşamasında uzlaşmaya vardığından tazminat davasının reddi gerektiğini, kazaya sebep olan aracın cinsinin tespiti gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması gerektiğini, maluliyet tazminatının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile uzman bilirkişiler eli ile yapılması gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 70.556,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmesi, uzlaşma olduğundan davanın reddi, aracın cinsinin tam olarak belirlenmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda; davacı yaya olup, kaza tarihinde 7,5 yaşında, sokakta oynamaktadır. Davaya konu kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği, hakem heyetince kusur yönünden bilirkişi raporu alınmadan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.20 08... .09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının ... Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporu sunduğu, bu raporda maluliyet oranının %5,1 olarak belirlendiği, ardından Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı doğrultusunda davacının bu defa ... Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporu sunduğu ve bu raporda da maluliyet oranının %4,1 olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Her iki raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacıda kaza nedeniyle meydana gelen çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı belirlenmiş ise de raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evrakları temin edilerek başka üniversitelerin adli tıp ana bilim dalı bölümünden davacının bizzat muayenesi de yapılarak,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile maluliyet oranı % 60’ın altında olduğundan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği cetveline göre davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
4. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/12727, K. 2025/17162, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama