KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/2157 E., 2025/4945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/537 E., 2022/537 K.
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacı idaresindeki aracın 21.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; itiraz aşamasında 08.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 273.508,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, dava öncesi 136.492,00 TL ödeme yaptıklarını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamaya devam edilebilecek şekilde mevzuata uygun tanzim edilen maluliyet raporunun gerek yargılama öncesi davalı ... şirketine gerekse huzurdaki dosyaya ibraz edilmediği, başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 152.628,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline ait gelir belgelerinin tahkim başvurusu ile birlikte sunulduğu halde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, iyileşme süresinin beklenmediğini, davacı emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada progresif rantın esas alınmasının hatalı olduğunu, ibraname alınarak yapılan ödeme ile zararın tamamıyla karşılandığını, bakiye tazminata yönelik taleplerin haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı, davalı vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Dosya kapsamından; davacının doktor olduğu, davacı tarafından gelirinin asgari ücretten fazla olduğu belirtilerek maddi tazminat talebinde bulunulduğu, buna ilişkin maaş bordrolarının sunulduğu, karara esas 05.06.2022 tarihli hesap raporunda ise gelir belgesi bulunmadığı belirtilerek asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı, anılan rapor kapsamında karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda,; İtiraz Hakem Heyetince, doktor olan davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu gözetilerek, dosyaya sunulu maaş bordroları esas alınıp davacının gelirinin belli olduğu dönemler için belirli olan gelir üzerinden, gelirin belli olmadığı dönemler için ise belirli olan son gelirin o döneme ait asgari ücrete oranı bulunup bu oran esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih olan 21.07.2020 tarihi itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin omurga yaralanmalarına ilişkin “1-1.1 Yaralanma modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme” başlıklı bölümünde “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir.
Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3).
Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.07.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %32 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde hangi yönetmelik hükümlerinin esas alındığının belirtilmemesi raporu denetime elverişsiz kıldığı gibi davacının kazadaki omurga hasarı için yönetmelikteki 12 aylık sürenin gözetilmemesi ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmaması rapor doğrultusunda karar verilmesine engel teşkil etmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2157, K. 2025/4945, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama