KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/2604 E., 2025/14148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/407 E. 2023/301 K. (Birleşen 2016/122 Esas, 2016/130 Karar
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yapılan müracaatlar üzerine ... ... Merkezi Müdürlüğünün görev sahasına giren illerde ve bu illere bağlı ilçelerdeki Devlet Hastanelerinde yersiz ödenen vakum yardımlı kapama/toplama setleri hakkında müfettiş tarafından yürütülen soruşturma neticesinde soruşturma raporu düzenlediğini, söz konusu rapora göre kurum sağlık yardımlarından yararlandırılanların toplam 23 hasta için reçete edilen vakum yardımlı kapama-toplam seti ...
Firması tarafından hastalara verilmediği halde adlarına fatura düzenledikleri hastalardan aldıkları vekaletnamelere istinaden söz konusu tıbbi malzeme bedellerinin kurumdan haksız ve yersiz olarak tahsil edildiğinin tespit edildiğini, davalıların usulüne uygun tebliğe rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığını ileri sürerek ... Firması tarafından haksız ve yersiz olarak fatura edilen toplam kurum zararından 104.328,00 TL'nin ..., ...'den 70.421,00 TL'nin ...
Devlet Hastanesinden, 39.495,60 TL'nin ... Devlet Hastanesinden, 22.356,00 TL'nin ...'dan, 11.178,00 TL'nin ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş ıslah ile asıl davada; ... ve ...: 115.503,60 TL, ... 27.945,00 TL, ... 11.178,00 TL, ... Hastanesi 76.008,00 TL, ... Devlet Hastanesi 39.495,60 TL birleşen davada; ... ve .... 30.925,80 TL, ...;11.178,00 TL, ....
11.178,00 TL, ... Devlet Hastanesi. 30.925,80 TL olarak hesaplandığını, bu tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; davacı taleplerine konu dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmediğini, dava konusu olaylarla ilgili herhangi bir satış işlemlerinin taraflarına yapılmadığını, olaylarla ilgili herhangi bir satış ve teslim işlemleri taraflarından yapılmadığını, davanın tamamının müruru zamana uğradığını, evvel emirde davanın bu yönde reddi gerektiğini, dava konusu olaylarla ilgili işlemler firma çalışanı ..., ..., ... ilgilendiğini, olaylarla ilgili herhangi bir katılım, satış, teslim mevcut olmadığını, gelen bedellerin de diğer davalı ...'nın banka hesaplarına ödendiğini,
bundan dolayı Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/635 E sayılı dosyası ile dava açıldığını, ayrıca Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/6773 hazırlık nolu soruşturma dosyasının da devam ettiğini, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/61 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın devam ettiğini, davacının tüm taleplerinin reddine, gerekli yargılama yapılarak davanın reddine, masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, meydana gelen kamusal zararın idareleriyle bir ilgisi olmadığı gibi idareye karşı husumet yöneltilmesinin de hukuken olanaklı olmadığını, dava konusu zararın meydana gelmesine neden olan müvekkili değil, fazla ödemenin yapılmasına sebep olan muhasebe yetkilisi kişi veya kişiler olduğunu, hastanede rahatsızlığının tedavisi yapıldıktan sonra hastalar hakkında epikriz raporları düzenlenmekte; akabinde bu ilaç ve tıbbi malzemelerin satışını yapan firmalar tarafından hasta şahıslar adına faturalandırma işlemi yapılmakta;
daha sonra ise davacıdan bu şahıs veya kanuni vekilleri tarafından faturaların tahsili yapıldığını, bu bağlamda müvekkilinin sadece tedavi ve opere etme işlerini gerçekleştirmekle yükümlü ve görevli olup, faturalandırma veya ödeme yapılması konusunda bir dahili bulunmadığını, sadece tedavileri gerçekleştirmiş olduğunu belgelendirmekle yükümlü olmakla, mali işlemleri gerçekleştiren davacının ilgili tahakkuk ve mali işler birimi olduğunu, objektif, haklı, yasal gerekçeler ile somut maddi gerçeklere dayalı arz ve izah olunan nedenleri ve evvelliyetle usul itirazlarının değerlendirilmesine,
davacının davasının esas yönüyle yapılacak incelemeler yönüyle, haksız ve yersiz açılan davanın esas yönüyle de reddine karar verilmesini, davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin, bundan sayılan yasal avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...'nın, 25.08.2005 tarihinden 10.12.2008 tarihine kadar diğer davalılardan ...'nin sahibi olduğu ... adlı firmada Bartın bölgesi için satış elemanı olarak çalıştığını, müvekkilin görevi gereği kanser ve felçli hastaların sürekli kullandığı kolostomi torbası ve jelli sondaların tanıtımı görevini üstlendiğini, müvekkilinin bu malzemeleri teslim veya uygulama görevi bulunmadığını, bu görevin diğer davalı ... tarafından ifa edildiğini,
müvekkilce bildirildiğine göre sağlık malzemesi hasta üzerinde uygulandıktan ve kullanıldıktan( bu sağlık malzemeleri kullan-at malzemeleridir) bir süre sonra ilgili kuruma fatura edilmekte ve kurumca ödemenin ilgili hastaya yapıldığını, müvekkilin firmasınca kullandırılan malzemelerin parasının hastadan daha sonra alınmasının mümkün olmaması sebebiyle ilgili hastadan vekaletname alınması yoluyla kullandırılan malzemenin parasının alınması prosedürü uygulandığını, vekaletnamelerin ...
Firmasına verildiğini, 2007-2008 yıllarında ...
Firmasının kredi borçları sebebiyle birçok icra takiplerine maruz kaldığını, firma sahibinin hesaplarına haciz konulmaması için bazı ödemeler için müvekkili adına vekaletname çıkartıldığını ve bir kısım işlemlerin müvekkili üzerinden yürütüldüğünü, vekaletname yoluyla yapılan ödemelerin tahsilinden sonra sağlık malzemelerinin parası ... firmasının sahibi diğer davalı ...'ye ödendiğini, müvekkili ...'nın, firmanın(...) sahibi veya yetkili müdürü olmadığını, sağlık malzemelerinin tanıtım işinde çalışan(Bartın bölgesi) maaşlı bir satış elemanı olduğunu, vekaletname yoluyla ödenen paraları da firmasına ödediğini,
bir kurum zararı varsa bunun tek muhatabı ve sorumlusunun ... firması sahibi ... olduğunu, müvekkilinin, çalıştığı firmadan yaklaşık 5,5 yıl önce de ayrıldığını, 5,5 yılı aşkın bir süre önceki olaylar sebebiyle müvekkilinin vakum yardımlı kapama-toplam seti nedeniyle sorumlu tutularak davacı kurumu zarara soktuğundan bahisle dava açılmasının mesnedi bulunmadığını, müvekkilinin, 2008 yılı sonunda ...
Firması tarafından ibraname verilerek işten ayrıldığını, müfettiş raporundaki ...'dan tahsiline mesnet teşkil eden faturaların ... firması ... adına düzenlendiğini, hastalardan alınan vekaletnamelerin önemli bir kısmının ... adına düzenlendiği özellikle belirtildiğini, müvekkilinin, hiçbir hastaya reçete yazdırmadığı gibi malzeme teslimi de yapmadığını, faturaların ilgili kurumca (...) ödenirken sağlık malzemesine tıbbi uygunluk raporu veren kurum doktoru hastayla irtibat kurarak,
“malzemeyi teslim alıp almadıklarını, tatbik edilip edilmediğini, kaç tane aldıkları" konusunda bilgi alıp işin düzgün yapılıp yapılmadığı konusunda tıbbi uygunluk görüşü verdiğini, ayrıca davaya konu müfettiş raporunda bilgisine başvurulan doktorların beyanlarından anlaşılacağı üzere hastayı görmeden reçete yazılmasının söz konusu olamayacağının da belirtildiğini, müvekkili hakkında Kdz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/4947 Soruşturma nolu dosyası ile şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğunu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair takipsizlik kararı verildiğini, müvekkili hakkında açılan davanın reddine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2014 tarihli, 2012/436 Esas ve 2014/106 Karar sayılı kararıyla ... yönünden açılan davanın idari yargının görevli olduğu ve yargı yolu bakımından davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile 41.154,80 TL kurum zararının ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 14.727,00 TL'nin davalı ...'dan ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 15.127,00 TL'nin davalı ...'dan ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 19.01.2016 tarihli, 2015/1322 Esas ve 2016/576 Karar sayılı ilamıyla; ceza yargılaması sonucunun beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu reçetelerde yer alan ilaç ve malzemelerin ilgili hastalar tarafından alınıp kullanıldığının ceza yargılamasında da bu durumun açıkça tespit edildiği, davacı kurumun zararı oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; medikal firma tarafından hastalara verilmediği halde adlarına fatura düzenledikleri hastalardan aldıkları vekaletnamelere istinaden söz konusu tıbbi malzeme bedellerinin davacı kurumdan haksız ve yersiz olarak tahsil edildiğini, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve ... Kurumu müfettişleri tarafından tanzim edilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde davanın sübut bulduğunu, hatalı ve yanılgılı gerekçe ile eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, reçete edilerek hastalara verilmeyen tıbbi malzeme bedelleri nedeni ile oluşan kurum zararının medikal firma yöneticileri ve satış temsilcilerinden tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2604, K. 2025/14148, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama