KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/2990 E., 2025/7766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/177 D.İş, 2025/172 K.
Karar Metni
1.066 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline 25.09.2016 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde davacının %19 oranında malul kaldığını, sürücünün kazada kusurlu olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın 03.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.11.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatını 44.836,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 3.077,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2018 E. 81737 sayılı başvuru yaptığını ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 2 yıl sonra muayene yapılmadan ve gerçekleştiğine ilişkin bulgu olmayan epilepsi ihtimali varsayımı ve sigortalının kusursuz olması nedeni ile davanın usulden reddine kararı verildiğini, sigortalının kazada kusuru olmadığını, söz konusu başvuru ile de kesinleştiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin teminat kapsamında olmadığını,
kaza esnasında davacının aktif sigortalı olup olmadığının ispatının yapılmaksızın geçici iş göremezlikten dolayı zararı olduğunu iddia ederek tazminat talep edemeyeceğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
25.09.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada yaya olan davacının maluliyeti nedeni ile tazminat talep ettiği, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı sürücünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, başvuru sahibinin ibraz ettiği maluliyet raporu ile %19 oranında sürekli iş gücü kaybı 9 ay geçici iş göremezlik süresi olduğunun belirlendiği, ihtilafın kusur oranları üzerinde yoğunlaşması nedeni ile kusur raporu alındığı, başvuranın %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu,
aktür raporu ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca yapılan hesaplama ile başvuranın 44.836,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.077,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı ve başvuranın taleplerini ıslah ettiği gerekçesi ile talebin kabulü ile toplam ve 47.913,00 TL tazminatın 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
İtiraz Hakem Heyetinin 25.01.2022 tarih ve İHK-2022/4580 sayılı kararı ile; davalı vekilinin aynı konuda daha önce açılan tahkim davasının reddi dolayısıyla bu dava konusunda kesin hüküm bulunduğundan davanın reddi gerektiğini ileri sürdüğü, 2018.E.81737 nolu tahkim dosyasında maluliyet raporunun, kazadan 2 yıl sonra fiziki muayene yapılmadan ve herhangi bir bulgu olmayan epilepsi ihtimaline dayalı olarak hazırlandığı ve kaza tespit tutanağına göre sigortalı aracın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, başvuran vekilinin somut dosyaya ibraz ettiği maluliyet raporunda ise hastanın fiziksel muayenesinin yapıldığı,
kaza ile maluliyet arasında nedenselliğe yer verildiği, sürekli iş göremezlik oranının %19 ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak tespit edildiği, önceki başvurunun usulden reddedildiği, şimdi ise geçerli bir maluliyet raporuyla başvuru yapılarak usulden redde ilişkin koşullar ortadan kaldırılarak dava açıldığı için itirazın reddi gerektiği, alınan bilirkişi raporu ile sigortalı araç sürücüsünün kazada %25 oranında kusurlu bulunduğu tespitinin yapıldığı,
Yargıtay içtihatları gereğince hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerektiği, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, başvuran vekili lehine tam oranda vekalet ücreti verilmesinin yerinde olduğu gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur
Dairece; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi , İtiraz Hakem Heyetince,
dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve kusur rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı,
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır." gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 25.09.2016 tarihli kazada yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, davacı lehine 47.913,00 TL tazminata karara verildiği, davalının kararı temyiz etmesi üzerine verilen bozma kararı ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması, çelişkiyi giderecek şekilde kusur raporu alınarak, vekalet ücretinin hatalı tanzim edildiği yönlerinden bozma kararı verildiği,
bozma kararı sonrasında alınan maluliyet raporu ile davacının %25 oranında maluliyeti, kusur raporu ile de kazada %75 oranında kusurunun tespit edildiği, davalıya sigortalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların ise reddi ile başvuranın talebinin kabulüne, 47.913,00 TL tazminatın 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; raporların kendilerine tebliğ edilmediğini, hesap raporunu, maluliyet raporunu ve kusur oranını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.09.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma üzerine alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2990, K. 2025/7766, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama