KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/3420 E., 2025/12153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/342 - 2024/672
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisi ...'ı davalı şirkete 14.12.2012 başlangıç, 15.12.2013 bitiş tarihli ferdi kaza sigortası poliçesi ile sigortalattığını, murisi ...'ın 05.09.2013 tarihinde uzun namlulu silah ile vurulmak suretiyle öldürüldüğünü, 14.04.2014 tarihinde davalı şirkete poliçe teminat bedelini ödemesi için noter ihtarnamesi gönderdiğini, ancak davalı tarafça cevap verilmediğini, bu kez Ankara Batı 7. İcra Müdürlüğünün 2014/13492 esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, eldeki dava ile davalının haksız itirazının iptali, takibin devamına, alacağın %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız fiilden değil, sigorta sözleşmesinden kaynaklandığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1490 ıncı maddesi kapsamında sigortalının bu sigorta poliçesinin yapılmasına icazet vermesi gerektiğini, aksi taktirde sözleşmenin geçersiz olacağını, sigortalının icazetinin bulunmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu, icazet geçerli kabul edilse bile gerçekleşen riskin poliçe kapsamı dışında kaldığını, ödenecek bir tazminat olmadığını, faiz de istenilemeyeceğini, davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarih 2018/459 esas 2020/56 karar sayılı kararı ile 14.12.2012 başlangıç, 15.12.2013 bitiş, 18.12.2012 tanzim tarihli ...
Kaza Sigortası Poliçesinde, sigorta ettirenin ..., sigortalının ..., %100 oranında olmak üzere ... olduğu, muris ...'ın 05.09.2013 tarihinde öldürüldüğü, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/35E sayılı dosyasında müştekinin ... olduğu; sigortacı tarafından mutat cenaze masrafını aştığı açık olan 300.000,00 Euro sigorta bedeline rağmen, sigortalı ...'ın yazılı izninin istenmediği, yazılı iznin bulunmaması nedeniyle TTK'nın 1490/2 nci maddesi uyarınca sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasının ileri sürülemeyeceği, davalı tarafından geçersiz olduğu iddia edilen sözleşmenin geçersizliği bilinmesine rağmen uygulanmaya devam edildiği,
sigorta primlerinin uzun bir süre tahsil edildiği, murisin ölümü gerçekleştiğinde davalı açısından ödeme yapılması yükümlülüğünün doğduğu, TTK'nın 1490/2 nci hükmüne aykırılık gerekçesiyle edimin ifa edilmekten kaçınılmasının TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu,
davalı tarafın hazırladığı ve sigortalının imzasını almadığı sözleşmenin karşı tarafça benimsenmesi ve ifa edilmesine rağmen kendi edimini ifa etme zamanı geldiğinde şekle aykırılığı öne sürmesini hukuk düzeninin korumayacağı ayrıca 6502 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kanunun amacına ayrılık teşkil edeceği dikkate alınarak davalı şirketin 300.000,00 Euro sigorta teminatı ödemekle yükümlü bulunduğu, gerçekleşen olayın teminat kapsamında olduğu,
icra takibinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talepnamesinde ve ödeme emrinde gösterdiği ve talep ettiği, davacının 875.670,00 TL asıl alacağı isteyebileceği belirlenmiş ise de taleple bağlı kalınmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile.
Sincan İcra Müdürlüğünün 2014/13492 E. sayılı icra takip dosyasında davalı-tüketicinin vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 874.200,00 TL asıl alacak, 4.390,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 878.590,52 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak olan 874.200,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş Bölge Adliye Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, özellikle davacıların murisi ve sigortalı ...'ın ölümüne neden olan olayda kavga ettiği ya da kavgaya karıştığına ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, sigortalı tarafından kavga ortamı yaratılmadığı, sigortalının aracına kalaşnikof tüfekle çapraz ateş açılmak suretiyle ölümüne sebebiyet verildiği,
bu durumda, gerek sigorta poliçesinin 13 üncü maddesi kapsamında sigortalının kasıtlı olarak istisnai bir tehlikeye atılması söz konusu olmadığı gibi, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 5 nci maddesinin 8/c fıkrası uyarınca cürüm ve cinayet işlemek ya da bunlara teşebbüs etmek gibi bir eylemin müfeveffa sigortalı tarafından gerçekleştirilmediğinin sabit oluşuna göre.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karsı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 tarihli 2022/1793-2024/5362 sayılı kararı ile "...Dosya kapsamında bulunan ve sigortalı ... vekilinin davalı ... şirketine gönderdiği üzerinde 20.12.2012 tarihi yazılı belgeyle. "18/12/2012 tarihinde ... tarafından sigorta şirketinizin de taraf olduğu müvekkilim ...'ın sigortalı olduğu FKZ1212000903 poliçe nolu ferdi kaza sigortası poliçesi aktedilmiştir.
Müvekkilim ...'ın başlangıç tarihi 14/12/2012 bitiş tarihi 15/12/2013 olan ferdi kaza sigortasından haberdardır. Bu sigorta poliçesinin genel ve özel şartlarına muvafakat etmekte icazet vermektedir. Söz konusu poliçede sigorta ettiren ve lehdarın oğlu ... olmasına da bir itirazı bulunmamaktadır. Müvekkilim adına ilgili yetkili acentaya ve sigorta şirketine saygılarımızla bildiririz. 20/12/2012" şeklinde bildirimde bulunulduğu, söz konusu yazının gerçekleşen ölüm sonrası ...
Sağlık ve ...
Sigortası A.Ş. tarafından 25.07.2014 tarihinde saat 10.40'ta 226 sayı ile teslim alındığı, vefat edenin sağlığındaki genel yetkili vekili tarafından imzalı olarak ölümünden sonra gönderildiği ve sigorta şirketince dosyamız davacısı ...'ın kayıt tarihinin 2012 yazılması için ilgili personeli tehdit ettiğine dair 25.07.2014 tarihli tutanak tutulduğu anlaşılmış bu anlamda dosya kapsamında sunulmuş geçerli bir icazet beyanının varlığından söz etmek mümkün olmayıp, izin veya icazet verilmeyen ölüm rizikosuna karşı sigortanın tamamının geçersiz olduğu anlaşılmakla;
mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, dosya kapsamında sunulmuş geçerli bir icazet beyanının varlığından söz etmek mümkün olmayıp izin veya icazet verilmeyen ölüm rizikosuna karşı sigortanın tamamının geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın reddine, davacının kötü niyetli takip yaptığı davalı tarafından ispatlanamadığından davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın oluşa, usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffa ...'ın yaklaşık 2002 yılından beri iş bu kaza sigortasını ölüm tarihi olan 2013 yılına kadar yaptırdığını, kaza sigortasını yaptırırken yanında sağlık sigortası ve kardeşlerinin ve oğlu ...'ın sağlık sigortalarını da yaptırdığını, karaciğer nakli olan ...'ın bu süreçte sık sık sağlık sigortasından faydalanarak tedavi gördüğünü, her ne kadar sigortayı yaptıran ... olsa da sigorta primi olan paranın ya şirketinin hesabından ya da oğlu tarafından ödendiğini, kaza gerçekleşince sigorta şirketinin riski ödememek için bahane ürettiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ferdi kaza sigortası kapsamında talep edilen vefat tazminatının davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararı ile uyulan bozma gereğince karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3420, K. 2025/12153, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama