KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/4911 E., 2025/12244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/72 E., 2024/597 K.
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu minibüste yolculuk yapan davacıların eşi ve babaları olan ... ...'ın minibüsten düşüp hayatını kaybettiğini, davacı ...'ın eşinin ölümüyle onun desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı eş için 90.000,00 TL,
diğer davacılar için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı haksız fiil faili ile işletenlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat talebini 483.860,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamında kaldığını, kazaya karışan... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 05.09.2013-05.09.2014 vadeli ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacılar murisinin müterafik kusurunun tazminat hesabı yapılması halinde bu bedel üzerinden indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisinin her iki eli de dolu halde herhangi bir yerden tutunmadan minibüs içinde hareket ettiğini, boş koltuklar olmasına rağmen oturmadığını, çok kısa mesafede yolcu almak için düşük hızla seyreden sürücünün aracın kapısını kapatmadığını, gerçekleşen kazada yolcunun da kusurunun bulunduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemece verilen ilk kararda; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 483.860,00 TL tazminatın davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 15.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 20.000,00 TL, davacı çocuk ... için 10.000,00 TL, davacı çocuk ... için 10.00,00 TL, davacı çocuk ... için 10.000,00 TL, davacı çocuk ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı gerçek kişiler ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalılar ..., ... ve...vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizce; kaza tarihinde emekli olan 64 yaşında olan destek her ne kadar kolejde danışman olarak görev yapmakta ise de çalışabileceği aktif dönem süresinin sonunun 65 yaş olduğunun kabulü gerektiğinden, desteğin 65 yaş (dahil) aktif dönem,
sonrasında pasif dönemde olduğu kabul edilerek ve pasif dönemde AGİ'siz asgari ücret üzerinden yapılacak hesaplama ile (hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiş ve davacı eş ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının poliçe limitini aşması halinde mahkemece yapılacak iş; hükmedilecek tazminat ve ferilerine ilişkin davalı ... şirketi yönünden poliçe limitinin rakam olarak belirtilmek suretiyle sorumluluğunun belirtilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 113.927,52 TL tazminatın davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti (Sakatlanma ve ölüm için kişi başına 250.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 15.09.2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden mahkemenin 2014/689 (E) 2018/682 (K) sayısı üzerinden verilen hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; desteğe ödenen ücretin SGK kayıtlarıyla sabit olduğunu, desteğin 65 yaşından sonraki gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasının adil yargılanma ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, bozmanın sigorta şirketi yönünden yapıldığını, ancak tüm davalılar yönünden maddi tazminata karar verildiğini, bozma sonrası hesap raporunun TRH 2010 Yaşam Tablosu ve güncel asgari ücrete göre hesaplanmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcunun vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1-Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükme esas alınan hesap raporunun gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olduğu anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacılar vekili, yolcunun vefatı nedeniyle davacı eş ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Bozma ilamı öncesinde tazminat miktarının hesaplanması için alınan aktüer raporunda davacı ... için 483.860,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve anılan rapor karara esas alınarak davacı ... için 483.860,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir.
Anılan karara karşı yapılan istinaf itirazları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, kararın davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce de; tazminat hesabının hatalı olduğundan bahisle hükmün davalı ...Ş. yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 113.927,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Bozma kararı sadece davalı ...Ş. yönünden yapılmış olup bozma sonrası hesaplanan 113.927,52 TL destekten yoksun kalma tazminatından sadece davalı ...Ş. sorumlu olup, diğer davalılar yönünden bozma ilamı öncesi verilen ilk karar kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece usuli kazanılmış haklar ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4911, K. 2025/12244, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama