KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5484 E., 2025/8179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1112 D.İş - 2022/1112 K
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 29.06.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ... Sigortanın anlaşmalı servisinde onarımın yapılması konusunda mutabık kalındığını ancak onarımın anlaşmaya uygun yapılmadığını, sigorta şirketinin kasko poliçesinden kaynaklı onarım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, onarımın poliçeye uygun olarak gerçekleştirilmediği ve müvekkilinin zararı olduğu hususlarının ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/114 D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirket tarafından davacıya hasara ilişkin 19.11.2020 tarihinde 65.023,00 TL, 19.11.2020 tarihinde 6.844,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 22.09.2020 tarihinde 1.136,34 TL ekspertiz ücreti ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber tekrar hesaplama yapılması halinde yapılan ödemenin faizi ile tenzilini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, müvekkili şirketin KDV'den ve eksper ücretinden sorumlu olmadığını,
bakiye bedel tespit edilmesi halinde iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinin reddi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 şeklinde uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasındaki 06.08.2020 tarihli ibraname/tazminat makbuzu başlıklı belge içerisinde ... Sigorta A.Ş ile 64.200,00 TL bedel ile mutabık kalındığı başka bir talebin olmadığı bu belgenin ihtirazi kayıt olmaksızın davacı tarafça imzalandığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında, davacının imzası olan ibranameye rastlanılmadığı, itiraz yargılamasında verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen herhangi bir beyan sunulmadığı, bunun üzerine, ibraname olmadığından, davacının itirazının kabulü ile yargılamaya devam olunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda, pert total işlemine tabi tutulması gerektiği sonucuna varıldığı,
aracın kaza öncesi rayiç tutarından sovtaj değeri düşülmesinden sonra bakiye tutardan davalının yaptığı ödemenin mahsubu ile en son 33.335,00 TL ödenmeyen hasar olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, "24.08.2022 — ... tarih ve sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararına karşı davacı itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulüne, 33.335,00 TL bakiye hasar tazminatının 19.11.2020 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ibranameye konu olan onarım işleminin sözleşmeye uygun şekilde gerçekleşmediğini ve onarıma dair bir fayda sağlanamadığını, bahse konu ibranamenin geçerliliğinin tartışmalı olduğunu, bu suretle bakiye zararın değil verilmeyen onarım hizmeti karşılığının alınması adına talepte bulunulduğu hususun görmezden gelindiğini, müvekkiline kasko şirketi tarafından ödenen miktarların 30.11.2020 tarihi itibariyle davalının anlaşmalı servisine ödendiğini bu suretle bahse konu paradan müvekkilinin faydalanamadığını,
anlaşmalı servis tarafından gerçekte onarım işlemi gerçekleştirilmediğini hatta hayati risk oluşturacak işlemler yapıldığını bu durumun ise tespit dosyası ile de sabit olduğunu, davanın onarım üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, zira; pert işlemi yapılmasına dair bir anlaşma bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya hasara ilişkin 19.11.2020 tarihinde 65.023,00 TL, 19.11.2020 tarihinde 6.844,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 22.09.2020 tarihinde 1.136,34 TL ekspertiz ücreti ödemesi yapıldığını müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, araç ağır hasarlı olduğundan sigortalı ve servis ile 74.000,00 TL onarım rakamı üzerinden mutabakat sağlandığını, ödemelerin yapıldığını, aracın onarım talepli olarak tekrar açılmasının mümkün olmadığını,
müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, sigorta şirketinin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketi eksper raporunda belirtilen iskonto oranlarının tahkim raporuna yansıtılmadığını, parça temininde iskonto oranlarının açık bir şekilde belirtildiğini, kusur konusunda inceleme yapılmadığını belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan araçta 29.06.2020 tarihinde meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden, taraflar arasında "Tazminat Makbuzu ve İbraname" başlıklı sözleşme gereği davacıya ait aracın rayiç bedeli ile sovtaj bedelinin belirlenerek tazminat miktarının belirlendiği ve bu miktarın da davalı tarafından davacıya ödendiğinin anlaşılmasına göre davanın tümden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, davacıya ait aracın davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, 29.06.2020 tarihli trafik kazasında davacıya ait aracın hasarlandığı, anlaşmalı serviste aracın onarımı hususunda tarafların anlaştığı, davacı tarafça onarımın gereği gibi yapılmadığı iddiasıyla yaptırılan delil tespiti üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda aracın emniyet kemeri, hava yastıklarının devre dışı bırakıldığı, elektrik tesisatının standartlara uygun yapılmadığının belirlendiği, davacının bu nedenle işbu davada hasar bedeli talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu, olayın oluş şekli ve davacının iddiaları dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5484, K. 2025/8179, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama