KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5502 E., 2025/9583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/326 Değişik İş, 2025/342 Karar
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.02.2014 tarihli kazada motosiklet sürücüsü olan davacının yola kaygan bir madde dökülmüş olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapması neticesinde %23 oranında malul kaldığını, yola bu maddeyi döken aracın belli olmadığını, savcılık soruşturmasında şikayetçi olmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini iddia ederek belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.08.2020 tarihinde dava değerini 105.115,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeni ile ret kararı verilmesini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsi ile araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğini, kazanın ispatlanamadığını, kusur oranlarının tespitini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme var ise tenzilini talep ettiklerini, poliçe limiti kadar sorumlu olduklarını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre asliye mahkemeleri için hükmedilen vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yola ıslak bir madde dökülmesi nedeni ile başvuranın motosikletinin kayarak devrilmesi nedeni ile kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutağında başvuranın kusurunun olmadığının belirlendiği, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin aldığı kusur raporu ile davacının %25, yola dökülen ıslak maddenin kazanın oluşumuna %75 oranında etki ettiğinin rapor edildiği, ibraz edilen maluliyet raporu ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %23 oranında maluliyetin belirlendiği,
hesap raporu ile davacının 105.115,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı gerekçesiyle ile başvurunun kabulü ile 105.115,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.02.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 16.11.2020 tarih, 2020/ İHK-25452 sayılı kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun 4 öğretim görevlisi tarafından tanzim edildiği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulduğu, dosyaya ibraz edilen kusur raporu ile kazanın oluşunda yola dökülen ıslak maddenin %75 oranında etkili olduğu, tam ve nispi vekalet ücreti verilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı, davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dairenin 08.03.2023 tarih, 2023/811 Esas 2023/3157 Karar sayılı ilamı ile; " dosya kapsamında yola döküldüğü belirtilen kaygan maddenin herhangi bir araçtan sadır olduğuna dair delil bulunmamaktadır. Sigortanın kapsamına dair yukarıda yapılan açıklamalarda motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne ya da yaralanmasına neden olunması gerektiği belirtilmiştir.
Ancak somut olayda kazanın motorlu bir araçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, olayın oluş şekli net bir şekilde ispatlanamamışken ve böyle bir durumda sigortanın dahi sorumlu olmayacağı açıkken, motorlu araçtan döküldüğü belli olmayan kaygan maddenin varlığı nedeni ile davalı ... Hesabının sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Bu gerekçelerle başvurunun reddi gerekirken kabulü hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir. " gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yola dökülen kaygan madde nedeni ile sürücüsü olduğu motosiklet ile 05.02.2014 tarihinde yaptığı kazada yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin başvurunun kabulüne karar verdiği, davalının karara karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmesi üzerine,
davalı vekilinin kararı temyiz ettiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarihli kararı ile olayın oluş şeklinin net bir şekilde ispatlanamamış olması nedeni ile davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, heyetçe bozma kararına uyulduğu, yola dökülen maddenin araçtan sadır olduğuna dair delil bulunmaması nedeni ile davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yola kaygan madde dökülmesi nedeni ile kazanın meydana geldiği, yola dökülen ve kazaya neden olan maddenin bir araçtan sadır olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yola kaygan madde dökmesi sonucu meydana geldiği iddia olunan 05.02.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5502, K. 2025/9583, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama