KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5545 E., 2025/12412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/534 E., 2025/23 K.
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar/karşı davalılar vekili; 03.06.2012 tarihinde müvekkillerinin desteği ...'in kullandığı motosiklet ile davalı yönetimindeki aracın çarpışması neticesinde ...'in yaşamını yitirdiğini, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 2.000,00 TL ve davacı çocuklar için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı çocuklar için 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı/karşı davacı vekili; 03.06.2012 tarihinde kazada müteveffanın tam kusurlu olup müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; kaza nedeniyle müvekkilinin aracının hasar gördüğünü ve gerçek değerinin altında bir fiyata satıldığını ileri sürerek hasar gören araç için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli 2012/330 E., 2013/409 K. sayılı ilamı ile asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25/05/2015 tarih, 2013/19639 E., 2015/7674 K. sayılı ilamı ile " ...Somut olayda, davacı-karşı davalılar vekili tarafından eldeki davadan önce aynı kazaya ilişkin olarak davalının sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısı olan ...
Sigorta A.Ş.'ye karşı destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/350 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, bahse konu davanın, eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hüküm bozulmuş, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli 2015/467 E., 2022/57 K. sayılı kararı ile asıl davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, karşı davanında kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 19.02.2024 tarih, 2022/7534 E., 2024/1703 K. sayılı ilamı ile "... uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların davalı sürücüye müteselsil sorumlu olarak dava açmakta hukuki yararları bulunmaktadır.
Yargılama sırasında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/350 Esas sayılı dosyasında diğer müteselsil sorumlu ZMSS tarafından davacıların zararının tamamı karşılanmış olması nedeniyle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ve HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında davacı lehine olacak şekilde yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi ve davanın reddi hükmü gereği yargılama giderlerinden sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece verilen ilk hükmü davalı/karşı davacı temyiz etmediği için ilk hükmün bu davalı yönünden kesinleşmiş olduğu dikkate alınmadan kesinleşen dava yönünden yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır.... Takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile asıl davanın maddi tazminat talebi yönünden Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/350 Esas sayılı dosyasında diğer müteselsil sorumlu ZMSS tarafından davacıların zararının tamamı karşılanmış olması nedeniyle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı... ...'e verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden;
mahkemece verilen 17.09.2013 tarihli ilk hükmü davalı/karşı davacı temyiz etmediği için Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.05.2015 tarih 2013/19639 Esas 2015/7674 Karar sayılı ilamı ile davalı-karşı davacı yönünden kesinleşmiş olduğu dikkate alınarak bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı kesinleşen hususlar ile manevi tazminat miktarının az olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5545, K. 2025/12412, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama