KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5547 E., 2025/9888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/434 Değişik İş-2025/433 Karar
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.08.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını beyanla sürekli bakıcı gideri için HMK'nın 107. maddesi uyarınca 5.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme alınması halinde tazminattan indirilmesini ve hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazaya karışan araç sürücüsünün tek taraflı kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile belirlendiği, davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %99 olarak tespit edildiği, davacının ömür boyu sürekli bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği ve bu rapordaki maluliyet oranının karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 310.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının 13.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.10.2024 tarihli ve 2023 /5100 Esas, 2024/9666 Karar sayılı ilamıyla davacı Suriye uyruklu olduğundan teminat alınıp alınmayacağı hususunun değerlendirmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıın itirazın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranı tespitini kabul etmediklerini, hesaplamada kullanılan yöntemin doğru olmadığını, poliçe teminatı dışındaki taleplerin reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Dairenin bozma kararı öncesinde, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulmayarak yalnızca davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, bu haliyle infazı kabil bir hüküm bulunmamaktadır.
İtiraz Hakem Heyeti, bozma kararı öncesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararını kaldırarak yeniden karar verdiğine göre, bozma sonrasında da bozmaya uygun olarak HMK'nın 297 nci maddesi gözetilerek kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden hüküm kurması gerekirken, bozma öncesi kaldırılan ve bu aşamada ortada olmayan İtiraz Hakem Heyetince "davalının itirazının reddine" şeklinde hüküm tesisi yoluna gitmesi doğru olmamış; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5547, K. 2025/9888, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama