KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6263 E., 2025/11511 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/268 Değişik İş, 2023/268 Karar
- Sayısı
- 2023/İHK-16131
- Sayısı
- K-2022/265925
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 12.08.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamaya yeterli olmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile toplam talebini 245.176,02 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, bu nedenle talebin reddi gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, davacıya yapılan ödeme ile davacının başkaca bir alacağının kalmadığını, maluliyet artışının da söz konusu olmadığını, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 28.04.2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacıda %15 oranında, 10.03.2023 tarihli maluliyet raporuna göre ise %13 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakem tarafından alınan sağlık raporuna göre dosyadaki tüm maluliyet raporlarının değerlendirildiği, davacıda kalçada kırık ve yüz bölgesinde skar nedeniyle %13 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin güncellenerek toplam tazminattan mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 245.176,02 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile temerrüt tarihi yönünden kısmen kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, bu nedenle talebin reddi gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının geçici taleplerden sorumlu olmadığını, davacıya yapılan ödeme ile davacının başkaca bir alacağının kalmadığını, maluliyet artışının da söz konusu olmadığını, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek üzere faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arzetmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif- pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı astsubay olup kazadaki yaralanması sonucu iş gücü kaybına uğramıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının 60 yaşına kadar çalışacağı ve aktif devresinin devam edeceği. 60 yaşı ile muhtemel bakiye ömür süresi sonu arasındaki dönem için de pasif devrede olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma (aktif devresi sona erme) imkanı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan, 60 yaş sonunun aktif devre sonu olarak kabulü mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; astsubay olan ve 60 yaşından önce emekli olma ihtimali bulunan davacının çalıştığı kuruma ve SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, davacının yaşı ile mesleki kıdemine göre muhtemel emeklilik yaşının kaç olduğunun sorulması; yazı cevabının gelmesinden sonra, bildirilen muhtemel emeklilik yaşı da dikkate alınarak,
bildirilen yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6263, K. 2025/11511, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama