KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6853 E., 2025/12817 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/509 E., 2025/510 K.
- Sayısı
- KIT-2025/797
- Sayısı
- K-2021/56517
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacı motosiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını ve yapılan ödeme sonrası sulh olunduğunu, fakat davacının maluliyetinde artış meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 250.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmadığını, davacıya ödeme yapıldığını ve düzenlenen ibraname ile davalı şirketin ibra edildiğini, bu nedenle bakiye tazminat talebinin haklı olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 15.2 maluliyet oranı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 266.336,38 TL olarak hesaplandığı ve poliçe teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 27.07.2021 tarih ve İHK-2021/23693 sayılı kararı ile davalı ... şirketi tarafından sunulan Uzlaşma Tutanağı-İbraname başlıklı belgenin tarihinin 13.07.2020 olduğu, ancak davalının bu belgeye göre ödeme yaptığına dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle davacının fiziki muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,
davacı motosiklet sürücüsünün kaza sırasında kaskının takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu, dosya kapsamında müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını gerektirir somut bir neden bulunmadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tarifeye göre tam vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve yasalara aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 27.07.2021 tarih ve İHK-2021/23693 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.05.2024 tarihli ve 2024/799 Esas, 2024/4090 Karar sayılı ilamıyla; ''...Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1732 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, yargılama aşamasında davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 10.02.2015 havale tarihli dilekçe ile davacı ... ile sulh olunduğunun bildirildiği ve dosyaya sulh protokolünün eklendiği,
davacı ... vekili tarafından 22.02.2016 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinin beyan edilmesi üzerine mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması üzerine söz konusu kararın 25.09.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1732 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davalı ... şirketi vekilinin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince davanın usulden reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın sulh ile sonuçlandığını ve sonrasında maluliyetin artması sebebiyle yeni bir durumun ortaya çıkması sonucu yeni bir başvuru yapıldığını ve dava açıldığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacı sürücünün yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6853, K. 2025/12817, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama