KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/7043 E., 2025/12189 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/139 Değişik İş-2023/148 Karar
- Sayısı
- İHK-2023/8567
- Sayısı
- K-20229/260657
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın 18.10.2020 tarihinde yaptığı çift taraflı kazada müvekkilinin malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı gideri, 10,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.10.2022 tarihli dilekçe ile sürekli sakatlık tazminatını 388.987,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 12.927,00 TL,
geçici bakıcı giderini 7.421,00 TL, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmeyen tedavi giderini 655,00 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur oranlarını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, koruyucu tertibat kullanılmadığından müterafık kusur indirimi uygulanmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını, gelire ilişkin delil ibraz edilmediğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı kaza neticesinde malul kaldığını beyan etmesi nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, kaza tespit tutanağına göre sigortalı aracın kazada %100 oranında kusurlu olduğu, hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile talebin kabulü ile 383.987,00 TL sürekli iş göremezlik, 7.421,00 TL geçici iş göremezlik, 12.927,00 TL bakıcı gideri ve 665,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın 06.05.2022 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Genel Şartlara uygun olarak başvuruda bulunduğu, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu, geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının isabetli olduğu, maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurduğu, tedavi belgelerinin incelendiği, davalının geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, yolcu olan davacının kazaya etken davranışı olmadığı bu nedenle kusur oranlarının isabetli olduğu, hatır taşımasına dair delil sunulmadığı, davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının anlaşılamadığı,
kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretleme yapıldığı bu nedenle bu itirazların reddi gerektiği, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden davalının itirazının kısmen kabulü ile davacı lehine 12.080,00 TL vekalet ücreti takdire, diğer itirazların ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya usule uygun olarak başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, kusur raporunun hatalı olduğu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiği, müterafık kusur indirimi yapılması, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, asgari geçim indirimi dahil edilmeden hesaplama yapılması, geçici iş göremezlik tazminatı geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları, davacının ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.10.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamada kullanılan yöntemin usul ve yasaya uygun olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmış olmasına, davalıya 25.04.2022 tarihlinde başvuru dilekçesinin tebliğ edilmiş olmasına ve davalının 06.05.2022 tarihinde temerrüde düşmüş olmasına, yolcu olan davacının kazaya etken davranışı olmamasına, davacının müterafık kusuruna dair delil olmamasına,
davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır taşıması def’inde bulunulmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamıştır. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince hatır taşıması yapıldığına dair delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalı olmuştur.
Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasındaki ifadelerde davacı ile sürücünün arkadaş oldukları ve birlikte yolculuk yaptıkları sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Araç sürücünün kolluk beyanında araçta bulunan ve yolcu olan ... isimli şahsın akrabası olduğunu beyan ederken, ... isimli şahıs beyanında sürücü ile akraba olduklarını, davacının (yolcu) ise arkadaşı olduğunu ifade etmiştir.
Şu halde davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Aksi durum davacı tarafça ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak ve davalının usuli kazanılmış hakları korunmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/7043, K. 2025/12189, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama