KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/7440 E., 2025/13788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/805 Esas, 2025/196 Karar
Karar Metni
2.113 kelime·11 dk okuma·13 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın 26.01.2014 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının malul kaldığını, bir kısım ödeme yapılmış ise de yeterli olmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı için 2.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 179.305,28 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 05.08.2015 tarihinde 73.701,60 TL ödeme yapıldığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusur oranı ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyetin Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile ispatını talep ettiklerini, bilirkişi incelemesi sırasında ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınarak güncel değerinin tenzili gerektiğini, aktüer sicile kayıtlı bilirkişiden rapor alınmasını, bilinen gelir üzerinden hesaplama yapılmasını, bilinen yoksa asgari ücretin dikkate alınmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını ve davacının müterafık kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesini, dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2017 tarih ve 2016/745 Esas, 2017/949 Karar sayılı kararı ile ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 06.06.2017 tarihli raporda; kaza nedeniyle davacının 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı ve kaza dolayısıyla vücut genel çalışma gücünden daimi olarak % 45 oranında kayba uğradığı tespitinin yapıldığı, SGK hizmet dökümüne göre davacının asgari ücret aldığı,
Yargıtay uygulamalarına uygun olarak hazırlanan 10.11.2017 havale tarihli raporda, PMF Yaşam Tablosuna göre davacının yaşı ve bakiye ömrü ile geliri, maluliyet oranı ve diğer hususlar nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre davalı ... tarafından 12.10.2016 tarihinde yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığı ve bu nedenle ödenen miktarın hesap tarihine kadar işletilen yasal faizi ile birlikte hesap edilen geçici ve kalıcı iş gücü kaybı tazminatından mahsubu sonucu toplam 207.065,77 TL bakiye tazminat bulunduğu, ancak sigorta bakiye limitinin 179.305,28 TL olduğu ve bu miktar kadar davalının sorumlu olduğu,
davalının müterafık kusur ve hatır taşımasına yönelik indirim talebi mevcut ise de davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına ve hatır için taşındığına dair delil olmadığından bu yönde yapılan taleplerin reddine karar verildiği gerekçesi davanın kabulüne, 179.305,28 TL'nin 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu, davacının maluliyetinin belirlenmesi maksadı ile alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekili hatır taşıması nedeni ile indirim yapılması talebinde bulunmuş ise de bu iddiaya dair delil bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay ( Kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 08.09.2020 tarihli 2019/3489 Esas, 2020/4960 Karar sayılı ilamı ile; "1.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan ... Hastanesinin 16.12.2010 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının %27 özür oranına sahip olduğu belirtilmiş; mahkemece ... Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %45 oranında genel çalışma gücü kaybı ve 6 ay iyileşme süresinin olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekilinin maluliyet oranlarına yönelik itirazının olmasına, davacıda oluşan maluliyete ilişkin yapılan değerlendirmeler arasında çelişki bulunmasına ve kaza tarihi itibariyle esas alınmayacak yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumunca rapor düzenlenmesine rapora gerekçe yapılan yönetmeliğin hangi nedenlerle esas alındığı gerekçelendirilmemiş olamasına göre,
davacının davaya konu kazaya ilişkin tüm tedavi evraklarının getirtilerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin tartışıldığı uygun çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesince hatır taşıması hususunda delil olmadığı gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmamıştır. Ancak, soruşturma dosyasında dava dışı araç sürücüsü ve diğer yolcular ile bizzat davacı asil, arkadaşları ile yola çıktıklarını, sonrasında kazanın meydana geldiğini belirtmişlerdir. Bu durumda mahkemece olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü gerekir. Ücretli taşındığı veya yakın akraba oldukları savunulup ispat edilmemiştir. Somut olay gözönüne alınarak tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." şeklinde bozma karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2021 tarih ve 2021/34 Esas, 2021/849 Karar sayılı kararı ile İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 29.09.2021 tarihli raporda, 25.01.2014 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı yaralanmanın Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak E cetveline göre %40 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği,
03.12.2021 tarihli raporda davacının mahkemece verilen hükmü istinafa ve temyize götürmediği, istinafa ve de temyize giden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, önceki rapor tarihi itibariyle hesaplamaya esas alınan kriterler kullanılarak ve de bozma sonrası alınan maluliyet raporundaki %40 meslekte kayıp oranı ile 18 aylık geçici iş göremezlik süresi gözetilerek yapılan hesaplamada sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığı gözetilerek,
hesap edilen kalıcı iş gücü kaybı zararının 297.838,63 TL olduğu ve bundan güncellenen ödeme miktarı 88.694,72 TL'nin mahsubu neticesinde daimi iş göremezlik zararının 209.143,91 TL ve geçici iş görmezlik zararının 16.244,87 TL olduğunun hesap edildiği,
ancak bozmadan önceki raporun davacı tarafından toplam 179.305,28 TL tazminat miktarının benimsendiği ve bu miktarda ıslah yapıldığı ve davalının usuli kazanılmış hakkı da dikkate alınarak 179.305,28 TL tazminat miktarı üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 160,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 143.284,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 143.444,22 TL'nin 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairenin 14.02.2024 tarihli 2022/9592 Esas, 2024/1575Karar sayılı ilamı ile ;
"1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bozma kararı gereği %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olmasına, davacının 18.04.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmeyerek tazminat miktarı bakımından davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51... nci (818 Sayılı B.K 43-44 mad) maddelerinde düzenlenmiş, davacıya davadan öncedavalı tarafından kısmi ödeme yapılmıştır. Mahkemece hesaplanan tazminattan, davadan öncekiödeme güncellenerek düşülmüş, bundan sonra da hatır taşıması indirimi yapılarak tazminatahükmedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında hesaplanan tazminattan önce hatır taşımasıindirimi yapılıp daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
" denilerek bozma kararı verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesaplanan tazminattan önce hatır taşıması indirimi yapılması sonrasında yapılan ödemenin tenzili gerektiğinin belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen 29.09.2021 tarihli maluliyet raporu ile davacının 25.01.2014 tarihli kaza nedeni ile %40 oranında malul kaldığının anlaşıldığı, 03.12.2021 tarihli aktüer rapor ile 297.838,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.244,72 TL geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiği, söz konusu miktardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması neticesi 238.271,63 TL tazminat kaldığı,
bu miktardan 2017 yılı verilerine göre yapılan ödemenin güncel hali olan 88.694,72 TL'nin tenzili ile 149.576,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiş ise de kısa kararda sehven 2017 yılı verilerine göre güncellenmiş ödeme miktarı tutarı olan 88.694,72 TL yerine 2021 yılı verilerine göre güncellenmiş miktar olan 115.717,57 TL'nin 238.271,63 TL'den mahsubu ile bulunan 116.087,31 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı üzerinden karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 116.087,31 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı,
200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 116.087,31 TL tazminatın 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiği, yapılmasına karar verilmesi halinde ise 2021 yılı verilerine göre hesaplanan 456.350,35 TL üzerinden indirim yapılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yaptıkları ve sorumluluklarının kalmadığı, %40 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ayrıca müterafık kusur indirimi yapılması, dava tarihinden itibaren ancak yasal faizden sorumlu olabilecekleri gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 26.01.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince
Davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan 07.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile 289.756,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.004,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 295.760,49 TL bulunduğu ancak teminat limitinin 268.000,00 TL olduğu ve davalının 05.08.2015 tarihinde ödediği 73.701,60 TL'nin güncel değeri olan 88.694,72 TL'nin tenzili ile bakiye 179.305,28 TL tazminat belirlenmiştir.
Mahkemenin 11.12.2017 tarihli kararında davacı lehine toplam 179.305,28 TL tazminata karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Davalının kararı temyizi üzerine verilen bozma kararı sonrasında mahkeme tarafından 03.12.2021 tarihli bilirkişi raporu alınmış, rapor tarihi itibari ile yapılan hesaplama neticesinde geçici iş göremezlik tazminatı 16.244,87 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 572.067,92 TL, davalının yaptığı ödemenin güncel hali ise 115.717,57 TL belirlenmiş, yapılan ödemenin mahsubu neticesinde bakiye 456.350,35 TL tazminat hesaplaması yapılmış ise de ilk kararın davalı tarafından istinaf ve temyiz edilmiş olması,
usuli kazanılmış hakkın korunması amacıyla 24.11.2021 tarihli mahkeme kararında, ilk kararda belirlenen 179.305,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 200,00TL geçici iş göremezlik tazminatı üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle toplam 143.444,22 TL tazminata karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı vekilince temyizi üzerine, belirlenen tazminattan önce hatır taşıması indirimi yapılması sonrasında davalının yaptığı ödemenin güncel halinin mahsubu gerektiği gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Bozmaya kararına uyulmakla yargılamaya devam edilmiş ve 2017 yılı verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde bulunan 297.838,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.244,87 TL geçici iş göremezlik tazminatından %20 hatır taşıması indirimi yapıldığı ve bakiye 238.
271,63 TL tazminat kaldığı, bu miktardan 2017 yılı dikkate alınarak yapılan ödemenin güncel hali olan 88.694,72 TL'nin tenzili yapılacakken sehven yapılan ödemenin 2021 yılına göre güncellenmiş hali olan 115.717,57 TL'nin mahsup edildiği gerekçesi ile bakiye 116.087,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davalının usuli kazanılmış hakları korunarak 2017 yılı verileri dikkate alınmak süretiyle yapılan hesaplama neticesi belirlenen tazminat miktarından, %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması ve sonrasında davalının yaptığı ödemenin 2017 yılına göre güncel halinin mahsup edilmesi iken, yapılan ödemenin 2021 yılına göre güncel halinin tenzili ile bakiye tazminata karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dairenin 08.09.2020 tarihli bozma kararında tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması yönünde karar verilmiş ve mahkemenin 24.11.2021 tarihli kararında sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatları bakımından ayrı ayrı hatır taşıması indirimi yapılmıştır. Ancak 07.03.2025 tarihli mahkeme kararında 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatından %20 hatır taşıması indirimi yapılmaksızın hüküm kurulmuştur. Karar bu yönü ile hatalı olup bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/7440, K. 2025/13788, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama