KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/867 E., 2025/13486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/373 E., 2024/586 K.
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ile davalı arasında Ferdi Kaza Sigorta poliçesi düzenlendiğini, murisin ev inşaatının dış duvar sıvalarını yaparken yüksekten düşme sonucu vefat ettiğini açıklayıp poliçe teminat bedeli olan 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin teminat dışında kaldığını, murisin aşikar sarhoşluk nedeniyle yüksekten düştüğünü ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 28.09.2021 tarih, 2020/306 Esas, 2021/612 karar sayılı hükmü ile talebin teminat dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 05.10.2023 gün, 2021/24732 Esas, 2023/10359 karar sayılı ilamıyla; hüküm; "...Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 4/d maddesine göre, aşikar sarhoşluğun neden olduğu kazalarda meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda murisin sıva işi yaparken 6 metre yükseklikten düşerek yaralandığı, bunun üzerine hastaneye götürülerek tedavisine başlandığı, hastane tarafından tutulan tutanağa göre 17:35 itibari ile hastaneye kabul edilen hastanın 18:30 itibari ile ex kabul edildiği belirtilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı gün 22:37'de yapılan klasik otopsi ile muristen alınan kan örneklerinin Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığınca yapılan incelemede; murise ait kan numunelerinde 87 mg/dl etanol bulunduğu belirtilmiştir.
Bozma ilamından sonra alınan adli tıp raporunda kişinin kazadan çok kısa bir süre sonra ölmesi nedeniyle kazada maruz kaldığı ağır travma nedeniyle metabolizma faaliyetleri ileri düzeyde azalacağı ve ölümü sonrasında da alkol metabolizması da dahil olmak üzere tüm metabolizma faaliyetleri sona ereceğinden saptanan alkol düzeyinin kişinin kaza anındaki alkol düzeyini gösterdiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkeme hükmünün gerekçesinde anılan rapor karara esas alınarak tıbben her yarım saatte 0,15 promil kandaki alkol oranının düştüğü de göz önüne alındığında aşikar sarhoşluğun olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle, bilirkişilerce murisin maruz kaldığı ağır travma nedeniyle metabolizma faaliyetleri ileri düzeyde azalacağı belirtildiğine göre her yarım saatte 0.15 promil kandaki alkol oranının düşeceğinin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Kaldı ki talebin teminat dışında kaldığının kabul edilebilmesi için murisin kaza sırasında "aşikar sarhoş" olması gerekmektedir. Aşikar sarhoşluk, kişinin hal ve hareketlerinden açıkça sarhoş olduğunun anlaşılmasıdır. Aşikar sarhoşluğun kabul edilmesi için kişinin aldığı alkolün etkisi ile hareketlerine hakim olamaması, konuşma ve yürümede bozukluk olması gerekmektedir.
Bu durumun ise, kandaki alkol düzeyinin 1.00 promil ve üstünde olduğu durumlarda ortaya çıktığı bilimsel olarak kabul edilmektedir. Buna göre murisin maruz kaldığı ağır travma nedeniyle metabolizma faaliyetleri ileri düzeyde azalacağı ve kanındaki alkol oranının 0.87 promil olduğu belirtildiğine göre murisin olay sırasında aşikar sarhoş olduğunun kabulü doğru değildir. Talebin teminat dışında kaldığının ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir.
Buna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi ..." gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüyle 100.000,00 TL poliçe teminat bedelinin 17.12.2014 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan incelemede, murisin aşırı alkolün etkisi ile yüksekten düşme neticesinde vefat ettiğinin tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ölüm raporunda ölüm saatinin 16:30 olarak tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından numunenin alındığı saatin 22:37 olarak kayıtlara geçtiğini, olaydan yaklaşık altı buçuk saat sonra alınan kandaki alkol değerinin 87 mg olarak ölçüldüğünü, alkol kan düzeyinin saatte 15 promil azalma gösterdiğini, altı buçuk saat sonra alınan kanda dahi 0,87 promil ölçüldüğü dikkate alındığında,
aslen (6,5*15=) 0,97 promilden daha fazla alkollü olduğunu yani aradan geçen zaman dikkate alındığında aslen 1,87 promil alkollü olduğunu, bu orandaki alkollü birinin ayakta durmakta dahi güçlük çekeceğini, denge ve koordinasyonunu kaybedileceğini, bu hususlar dikkate alındığında, düşmesinin alkolün etkisi ile meydana geldiğinin sabit olduğunu, ağır travma nedeniyle metabolizma faaliyetlerinin ileri düzeyde azalacağına göre her yarım saatte 0.15 promil kandaki alkol oranının düşmeyeceği yönündeki kabulün hatalı olduğunu, yasal sınırın 50 (0,50 promil) mg olduğunu, murisin kanında tespit edilen miktarın yasal sınırın üstünde olduğunu,
bu nedenle talebin teminat dışında kaldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Ferdi Kaza Sigorta poliçesine dayalı alacak talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/867, K. 2025/13486, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama