KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/9097 E., 2025/14257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/144 Değişik İş- 2025/139 Karar
- Sayısı
- KIT-2022/955-2
- Sayısı
- K-2020/30166
Karar Metni
1.582 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve % 16 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle talebini 106.457,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tarafların kusur oranının tespiti gerektiğini ve mevzuata göre davalı şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve 106.457,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 16.08.2020 tarih ve 2020/İHK-14546 kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.11.2021 tarihli, 2021/6799 Esas ve 2021/9210 Karar sayılı ilamıyla; '''...2-) Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir.
Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.11.2019 tarihli rapor İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 16 olarak belirlenmiştir.
Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir.
Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda, davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen servikal kırığının kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği ve maluliyet oranı tespit edilerek sonucuna göre davalı lehine oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin 08.07.2022 tarih ve KIT-2022/955 sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan ve ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.07.2022 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyet oranının % 8 olarak belirlendiği, bozma öncesi alınan maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 16 olarak belirlenmiş olduğu, bozma sonrası alınan rapor ile arada % 8 fark bulunduğu,
Yargıtay içtihatları uyarınca zarar hesaplamasının karara en yakın veriler kullanılarak yapılması gerektiği, bu nedenle davacının 2022 yılı asgari ücret verilerine göre, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre zarar hesabı yapıldığında tazminat tutarının 141.157,53 TL olarak hesaplandığı,
bozma öncesi verilen kararda 106.457,00 TL tazminata hükmedildiği ve bu tutar davacı tarafından itiraza ve temyize konu edilmeyerek davacı yönünden kesinleştiği, bu nedenle davacı yönünden kesinleşen bu tutara hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve diğer hususların aynen tekrarına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.02.2024 tarihli, 2023/12108 Esas ve 2024/2271 Karar sayılı ilamıyla; ''...Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre yeni maluliyet raporu alınmış ve davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının % 8 olduğu tespit edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince yeni belirlenen maluliyet oranına göre hesap yapılmış.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan hesaplama ile (bilinen dönem sonunu 2022 yılı sonuna kadar uzatan ve güncel verilere göre zararı tespit eden) sürekli iş göremezlik zararının 141.157,53 TL olarak hesaplandığı, bozma öncesi verilen kararda ise 106.457,00 TL tazminata hükmedildiği ve bu tutar/karar davacı tarafından itiraza ve temyize konu edilmeyerek davacı yönünden kesinleştiği, bu nedenle davacı yönünden kesinleşen bu tutara hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Oysaki; ilk kararın davalı lehine bozulduğu, davacı tarafın ilk karara esas alınan 09.03.2020 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı ve kararı temyiz etmediği gözetildiğinde, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında bozma öncesi rapordaki hesap biçimi (% 1,8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır.
İlk kararı temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yapılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nın 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).
Açıklanan bu durum karşısında İtiraz Hakem Heyetince; bozma öncesindeki hükme esas alınan 09.03.2020 tarihli rapordaki hesap verileri (% 1,8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, anılan rapor tarihine göre ve bozma sonrası alınan maluliyet raporuyla belirlenen % 8 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişiden alınacak ek rapor ile belirlenen tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalının kazanılmış haklarını ihlal edecek biçimde,
güncel veriler dahilinde hesaplama yapılarak hüküm tesisi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
'' gerekçesiyle karar bozulmuş; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. D.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca aktüer bilirkişiden ek rapor alınması yönünde ara karar kurulduğu, bilirkişi ücretini yatırması için davalı tarafa 5 günlük kesin süre verildiği ve verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve ara kararın gereğinin yerine getirilmediği,
bu nedenle davalının söz konusu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut durum üzerinden 08.07.2022 tarihli karar doğrultusunda sonucu gidildiği gerekçesiyle davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne ve 106.457,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi ücretinin İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içerisinde yatırıldığını, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu,
davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davalı şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Dosya içeriğinden; İtiraz Hakem Heyetince 26.12.2024 tarihli ara karar ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve davalı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için 5 günlük kesin süre tanındığı ve dosyaya sunulan makbuza göre davalı vekili tarafından bilirkişi ücretinin verilen kesin süre içinde 31.12.2024 tarihinde yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda; davalı vekili tarafından 31.12.2024 tarihinde İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 5 günlük kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırıldığı anlaşılmakla davalı tarafından süresinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve ara kararın gereğinin yerine getirilmediği, bu nedenle davalının söz konusu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut durum üzerinden 08.07.2022 tarihli karar doğrultusunda sonuca gidildiği gerekçesiyle davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, işin esasına girilmeksizin eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9097, K. 2025/14257, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama