KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/9186 E., 2025/15076 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/810 - 2022/804
- Sayısı
- 2022/İHK -40198
- Sayısı
- K-2022/158945
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 23.02.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini toplam 253.246.85 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 241.623,35 TL sürekli iş göremezlik ve 11.623,50 TL geçici iş göremezlik toplamı 253.246,85 TL tazminatın 08.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte .. Sigorta A....den alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen karara vaki davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabul ve kısmen reddi ile Uyuşmazlık Hakemine ait kararın vekâlet ücretine ilişkin 5.3 bölümünün kaldırılarak aşağıdaki gibi değiştirilmesine, "6.1.
Davalı vekilinin vekâlet ücreti yönünden yapmış olduğu itirazının kabulü ile, Uyuşmazlık Hakemine ait kararın vekâlet ücretine ilişkin 5.3 bölümünün kaldırılarak “Başvuru sahibi kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17. fıkrası gereği hesap olunan 5.235,45 TL ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak başvuru sahibine ödenmesine,” şeklinde düzeltilmesine, 6.2.
Davalı vekilinin yasal koşulları bulunmayan diğer itirazlarının reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuranın sunmuş olduğu rapor mevzuata aykırı tanzim edildiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuranın sürekli bir sakatlığı tespit edilmediğinden haksız taleplerin reddi gerektiğini, başvuran tarafından tek taraflı olarak alınan maluliyet raporuna istinaden başvurunun kabulüne karar verilmesi eksik inceleme niteliğinde olup medikal firma raporunun delil niteliğinde olduğunu, prograsif rant yöntemine ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu,
her durumda başvuranın talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından işbu başvurunun reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda öncelikle başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, başvuranın müterafik kusuru bulunduğunu , her durumda dosyada temlik alacağı söz konusu olduğundan, kurulacak hükümde bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, Uyuşmazlık hakem kararında başvuran taraf lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, kazada yaralanan davacının 03.07.2020 tarihinde davaya konu alacağının %20 oranını dava dışı şirkete devir ve temlik ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir (somut olaydaki gibi). Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar.
Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder.
Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Şu halde, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, İtiraz Hakem Heyetince, devredilen alacak miktarı olan alacağın %20'lik kısmı için bir değerlendirme yapılmadığı gibi, karar tarihinden önce devredilen bu kısım için davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir değerlendirme yapılmaması bozma nedenidir.
Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar ışığında, alacağın (kısmi) temliki gözönünde tutularak, temlik konusu ile davacının alacağının %20 lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; otomobilde yolcu konumunda olan davacının, kaza tespit tutanağına göre kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilememiş olmakla birlikte, savcılık dosyasındaki ifadeler incelendiğinde davacının arka koltukta oturduğu ve araçtan fırladığı belirtilmekle buna göre davacının kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davacının kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9186, K. 2025/15076, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama