KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/93 E., 2025/17308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/225 Esas - 2022/874 Karar
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemlerin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 13.05.2024 tarih ve 2023/13010 Esas, 2024/4577 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın düzeltilmesi davalı ... .... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'in 02.06.1995 tarihinde evlendiklerini, sonrasında İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesinin 2013/23 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığını, tarafların evlilik birliği süresince edindikleri mal varlıkları olup bunların davalı ... adına kayıtlı olduğunu belirterek mal rejiminin tasfiyesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile davayı tamamen ıslah ederek davalı ...'in tarafların evlilik birliği içerisinde edindiği ve davalı ... adına kayıtlı olan taşınmazları ve aracı boşanma davası açılmasının hemen ardından üçüncü kişilere devrettiğini, davalı ...'in dava konusu olan malları satmaya ihtiyacı olmadığını, kötü niyetli olarak mal kaçırdığını belirterek davalının kötüniyetli devirlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde ,davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.09.2019 tarihli 2016/33 Esas, 2021/1435 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar Dairenin 25.03.2021 tarih ve 2021/351 Esas, 2021/1435 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozmadan sonra mahkemenin 22.12.20 22... /2 55... /874 Karar sayılı kararı ile davalıların kötü niyetinin ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili , davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 13.05.2024 tarih, 2023/13010 Esas ,2024/4577 Karar sayılı ilamı ile , dava konusu taşınmaz yönünden " dava konusu olan ... İli, .... İlçesi, .....
Mahallesi, 18 86... parsel 149 nolu bağımsız bölüm yönünden davalılar ..., ... ve ... arasındaki satış işlemlerinin muvazaalı olduğunun kabulü ile mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açılan İstanbul Anadolu 15. Aile Mahkemesinin 2014/605 Esas ve 2022/117 Karar sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi ve davacının bir alacağının olduğunun kesinleşmesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince İİK’nın 283 üncü maddesinin birinci fıkrası kıyasen uygulanarak davalılar ...,
... ve ... arasında gerçekleşen taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı yararına hükmedilecek katılma alacağı ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi.." araçlar ile ilgili olarak ise taraf teşkilinin sağlanması gerektiği yönünde bozulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde ; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 1999 tarihinde alındığını, mal paylaşımına girmemesi gerektiğini satışların muvazaalı olduğunun ispatlanmadığını belirterek kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. 2.Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; taşınmazın 10.04.2008 tarihinde kiralandığını ve her yıl yenilendiğini , taşınmazın alımı için kredi çekildiğini, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini belirterek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanunun 440 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava BK'nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali davasına ilişkindir. Bu davaların görülebilmesi için davacının bir alacağının olması ve bu alacağı tahsil imkanının bulunmaması yani davayı açmakta hukuki yararının olması gerekir.
Somut olayda davacının davalılardan ...'den boşanması nedeni ile boşanma davası sonucunda hükmedilmiş 90.000,00 TL tazminat alacağı olduğu sabittir. Bunun dışında yargılaması devam eden mal rejimi davası ile talep edilen bir alacağı mevcuttur. Bu halde öncelikle bu davanın kesinleşen sonucuna göre davacının toplam alacağı belirlenmelidir. UYAP kayıtlarından borçlu konumundaki davalı ... adına kayıtlı 16 adet taşınmazı olduğu görüldüğünden, mahkemece davacının alacaklarının bu mal varlığı ile karşılanıp karşılamayacağı değerlendirilerek, karşılayacağı sonucuna varılması halinde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Karşılamayacağının tespit edilmesi halinde ise, dava konusu taşınmazı üçüncü kişi ...'tan satın alan ...'ın oğlu ... taşınmazda uzun yıllardır kiracı olduğu, oturduğu evin satışa çıkarılması halinde satın alınmasının yaşam deneyimlerine uygun olduğu gibi raiç bedelin konut kredisi çekilerek ödendiği de sabit olduğundan bu davalı yönünden davanın reddi ile davalı üçüncü kişi ... taşınmazı davanın açılmasından sonra devrettiğinden davacının davayı HMK'nın 125. maddesi gereği tazminata dönüştürüp dönüştürmediği sorularak, dönüşmesi halinde taşınmazın satış tarihindeki değerinin ...'tan tahsiline karar verilmelidir.
Dava konusu araçla ilgili olarak da, araç davadan sonra devredilmiş ve HMK'nın 125. maddesi uygulama imkanı olmakla birlikte, davalı üçüncü kişi ...'ın kötü niyetinin ispatı halinde diğer satın alan .... ...... sonrasında da ... Gıda İnş. Taş. Elk. ve Tic. Ltd. Şti.'ne geçilmesi gerekir. Bu nedenle davacıdan bu kişilerin davaya dahilini talep edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/93, K. 2025/17308, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama