KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/12536 E., 2010/8608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Zimmet ve denetim görevini ihmal suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçlarından sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.07.2006 gün ve 2006/101 Esas, 2006/387 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C.Savcısı ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundna dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 28.04.2009 gün ve 2008/5-202, 2009/102 sayılı kararında da belirtildiği üzere TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin mahkümiyetin yasal sonucu olması nedeniyle kazanılmış hakka konu olmayacağı, kararda uygulanmamış olması yalnız başına bozma nedeni teşkil etmeyeceğinden ve mahallinde bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamede TCK.nun 53/5. maddesinin uygulanmaması nedeniyle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanık ... hakkındaki hükmün ONANMASINA,
Sanık ... Kılıç hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi ile CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların güvenlik tedbirleri ve hak yoksunlukları da dahil olmak üzere bütün hükümleri ile olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Zimmete sebebiyet vermek suçu bakımından 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilip uygulandığı halde hürriyeti bağlayıcı cezalarının paraya çevrilmesi ve ertelenmesi sırasında 647 sayılı Kanunun tatbiki suretiyle karma uygulama yapılması,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü de gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/12536, K. 2010/8608, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama