KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/1399 E., 2010/1357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Zorla kadın kaçırma ve şartlı tehdit suçlarından sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan beraetine dair, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.12.2004 gün ve 2004/221 Esas, 2004/329 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi mağdure ... ..., müşteki ... ve katılan ... ...'in müşterek vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
Mağdure ... ...'in yargılama sırasında şikayetçi olmadığını bildirmesi nedeniyle vekilinin davaya katılma isteğinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükmü temyiz yetkisinin olmadığı anlaşıldığından bunun yönünden vekilin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, ancak müşteki ...'in kızına karşı işlendiği iddia edilen zorla kaçırma suçundan dolayı katılan sıfatını alabilecek surette zarar gördüğü gözetilerek vekilinin usulüne uygun katılma isteğinin kabulü yerine yazılı biçimde reddine karar verilmesi kanuna aykırı bulunduğundan,
CMK.nun 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak adı geçenin katılma isteğinin kabulü ile esastan incelenme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın mağdure ... ...'i evlenmek amacıyla zorla kaçırdığı iddia edilmiş ise de; mağdurenin aşamalardaki anlatımlarına göre şehevi bir hareketinin bulunmadığı ve ailesinin alabileceği yere getirip teslim ettiği, bu durumda fiilinin müstakil ceza yaptırımı öngören 765 sayılı TCK.nun 432. maddesine uyduğu,
bu suça ve diğer müdahil ... ...'e karşı işlendiği ileri sürülen şartlı tehdit suçuna aynı Kanunun 188/1. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/1399, K. 2010/1357, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama