KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/4305 E., 2010/2628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Zorla ırza geçmek ve ırz ve namusa tasaddi suçlarından sanıklar ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; ... hakkında ceza tertibine yer olmadığına, ...'nın iki mağdura karşı basit cinsel istismar ve bir mağdura karşı nitelikli cinsel istismar suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/10/2005 gün ve 2003/232 Esas, 2005/414 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından 07/04/2006 günlü tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen, sanık ... hakkında ceza tertibine yer olmadığına dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Sanık ... hakında kurulan hükümlere gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Sanığın kardeşi olan ...'nın ölümü üzerine yapılan otopsi işleminde anüsünde kronik livata bulguları görülmüş isede, sanığın savunmalarında livatada bulunmadığını ... ile sarılıp öpüştüklerini, cinsel organını yanlışlıkla sürttüğünü ileri sürdüğü ve livatada bulunduğu yolunda başkaca somut delil elde edilemediği gözetilerek, şüphenin sanığın lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 415/2 maddesine uyan ırz ve namusa tasaddi olarak kabulü ile lehe yasa değerlendirilmesinin de buna göre yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması.
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
.../...
-2-
Sanığın yaşı, suç tarihi ve hükmedilen ceza miktarlarına nazaran hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/4305, K. 2010/2628, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama