KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/7953 E., 2010/3690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2010
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Kars Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2005 gün ve 2005/196 Esas, 2005/233 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 25.03.2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle bu suçtan kurulan hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
765 sayılı TCK.nun 414/1, 80, 418/2. maddeleri uyarınca tayin edilen 7 yıl 16 ay hapis cezasının 59/2. madde uyarınca 1/6 oranında indirimi sırasında yılların aylara tahvili sonucu 6 yıl 11 ay 10 gün yerine 5 yıl 23 ay 10 gün hapis olarak eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından.
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması ise, sanığın üzerine atılı ırza geçme eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 103/2, 43/1 ve 62. maddelerinin en lehe tatbikinde dahi 765 sayılı Yasa uyarınca verilen hükmün lehe olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
.../... -2- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kendisini vekille temsil ettiren katılan asiller yerine katılanlar vekili lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/7953, K. 2010/3690, 18 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama