KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/1880 E., 2011/22791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2011
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Zimmet suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/12/2005 gün ve 2005/254 Esas, 2005/272 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 Esas, 2010/104 ve 08.02.2005 gün ve 2004/5-146 Esas, 2005/7 sayılı Kararlarında vurgulandığı üzere. 25.11.2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. fıkraları uyarınca, Türkiye Halk Bankası, T.C. Ziraat Bankası ve T.C.
Emlak Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.ların uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek,
bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle banka mensuplarının bu tür eylemleri suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmış olması karşısında 25.11.2000 tarihinden itibaren T.C. ...
Bankası personelinin zimmet suçlarında 4389 sayılı Yasanın 22 ve 5411 sayılı Yasanın 160. maddeleri, 25.11.2000 tarihinden önce işlenen zimmet suçlarında ise 4389 ve 5411 sayılı Yasaların anılan maddeleri ile 765 sayılı TCK.nun 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Yasa uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanığın lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme uyarınca, ...
Bankası ... şubesinde veznedarlık yapan ve şef yardımcısı olan sanığın 05.01.1996 ila 22.12.1998 tarihleri arasında müteselsilen maledindiği toplam 37.587.000.000 liranın 225 milyon liralık bölümünü sahte tediye ve hüviyet tespit fişleri düzenlemek suretiyle mal edinmesi şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/1880, K. 2011/22791, 26 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama