KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/8104 E., 2011/24262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Rüşvete aracılık etme suçundan sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; rüşvet verme suçundan mahkümiyetine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2005 gün ve 2004/107 Esas, 2005/146 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın rüşvet verdiği polis memurlarının olay tarihinde görevli olup olmadıkları ilgili kurumdan sorulup, araştırılmaksızın eksik tahkikatla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Uyuşturucu madde satmak suçundan yakalanan ... ...'ün serbest bırakılarak hakkında soruşturma yapılmaması için görevli memurlara rüşvet teklif edildiği ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/97 Esas sayılı dava dosyasında sanık ... ... hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davası açıldığı gözetilerek, davanın sonucu araştırılıp, kesinleşme şerhini havi karar örneği getirtilerek,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile buna bağlı olarak 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
765 sayılı TCK.nun nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesi hükmüne göre rüşvet vaat veya teklif olunmasıyla birlikte suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği, buna karşılık 5237 sayılı Yasanın 252/1. maddesi rüşvet teklif veya vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte, rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi
suçun tamamlanması için gerekli saydığından önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün mümkün bulunduğu, somut olayda da kamu görevlilerinin esasında kabul etmemekle beraber sanığa suçüstü yapılması için teklifi kabul etmiş gözüktükleri ve operasyon sonucu sanığın yakalandığı, taraflar arasında anlaşma sağlanmadığı için eylemin rüşvet vermeye teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin de uygulanması gerekirken, yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/8104, K. 2011/24262, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama