İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2007/9973 Karar: 2011/25720 Tarih: 2011

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/9973 K.2011/25720

5. Ceza Dairesi 2007/9973 E. , 2011/25720 K. "İçtihat Metni" İkna suretiyle irtikap ve memurun evrakta sahteciliği suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/04/2006 gün ve 2005/39 Esas, 2006/61 Karar sayılı hükümlerin süresi için

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2007/9973 E. , 2011/25720 K. "İçtihat Metni" İkna suretiyle irtikap ve memurun evrakta sahteciliği suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/04/2006 gün ve 2005/39 Esas, 2006/61 Karar sayılı hükümlerin süresi için

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2007/9973 E. , 2011/25720 K. "İçtihat Metni" İkna suretiyle irtikap ve memurun evrakta sahteciliği suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/04/2006 gün ve 2005/39 Esas, 2006/61 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 06/09/2007 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 20/02/2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. İkna suretiyle irtikap suçunun kamu görevlisinin görevine giren bir hususta görev ve sıfatını kötüye kullanarak kandırıldığı için sağladığı çıkarın haksız olduğunu bilemeyecek olan mağduru yasa dışı çıkar sağlamaya ikna etmesi ile oluşacağı ve görev suçu olması nedeniyle görevlinin görev ve yetki alanına giren bir işlemi yaparken veya o işlemi yapabilecekken çıkar sağlamasının zorunlu unsur olduğu; somut olayda ise mahkemenin de kabulünde olduğu üzere para tahsil yetkisi olmayan sanığın çalıştığı kuruma askerlik borçlanması için gelen mağdur ...'ten veznecinin bulunmadığını söyleyerek 300 TL. parayı alıp maledinmesi şeklindeki eyleminin hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı, ancak bu suçun Yasa maddesinde öngörülen cezasının süresine nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddelerinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, hüküm tarihi olan 06/04/2006 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,Sanık hakkında memurun evrakta sahteciliği suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bartın Sigorta İl Müdürlüğünde tahsis şefi olup imza incelemesine esas emeklilik belgesi içeriğine göre de memur olduğu anlaşılan sanığın görevi sebebiyle düzenlediği tahsil makbuzunun sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4792 sayılı Kanunun 7. maddesi ile Sosyal Sigortalar Kurumu'nun tüm personeli memur sayılıp haklarında genel hükümlere göre soruşturma yapılması düzenlenmiş iken, 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 17/7. maddesi uyarınca kurum memurları hakkında 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının öngörüldüğü yine 5502 sayılı Kanun'un 28/6. maddesinin "Yönetim Kurulu üyeleri ile Kurum personeli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, .... hükümlerine tâbidir." şeklinde düzenlenmesi nedeniyle sanığın eyleminin soruşturma ve kovuşturmasının izne bağlandığı gözetildiğinde ve bu hususun maddi ceza hukuku müessesesi olarak lehe olduğu anlaşılmakla öncelikle sanık hakkında memurun evrakta sahteciliği suçu ile ilgili olarak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeksizin genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla