Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2009/3019 E. , 2010/1876 K. "İçtihat Metni" Zimmet, irtikap, görevi ihmal, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve bu suça teşebbüsten sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2009/3019 E. , 2010/1876 K. "İçtihat Metni" Zimmet, irtikap, görevi ihmal, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve bu suça teşebbüsten sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından, ayrıca sanık ...’in zimmet suçundan ve sanıklar ..., ... ve ...’nin görevi ihmal suçlarından mahkümiyetlerine, sanık ...’in irtikap suçundan, sanıklar ... ve ...’in ise dolandırıcılık suçuna teşebbüsten beraetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.07.2006 gün ve 2004/34 Esas, 2006/144 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar................... ve ... müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin katılma ve temyiz dilekçeleri nazara alındığında temyizinin beraet eden sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile mahküm olan sanıklar........ ve..........gözetilerek ve tayin olunan ceza miktarına nazaran sanık ... müdafiin duruşmalı temyiz talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; 3628 sayılı Yasanın 18. maddesi hükmü nazara alındığında Hazine vekilinin sanık ... hakkında irtikap suçundan açılan kamu davasına katılma ve buna bağlı olarak hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanık ... hakkında irtikap suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; Sanıklara isnat olunan ve 765 sayılı TCK.nun 504/7. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 11.03.2004 ile inceleme tarihi arasında beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMUK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından ve ayrıca sanıklar ..., ... ve ...’nin görevi ihmal suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde ise; CMK.nun 225/1. maddesindeki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” düzenlemesi ve 29.11.2004 günlü iddianamede sanığın zimmetinin dört eylemle sınırlı olarak anlatılması karşısında, kovuşturma sırasında henüz ek iddianameyle dava açılmadan, 20.05.2004 tarihinde alınan bilirkişi raporunda belirtilen ve iddianame kapsamı dışında kalan ..., ... Savcı, ... .......... adlı şahıslardan tahsil ettiği paraları kayda almayarak zimmetine geçirmesi iddiaları ile ilgili usulen kamu davasının açılması sağlanmadan bunları da kapsayacak şekilde mahkümiyet hükmü kurulması, Yargılama aşamasında aldırılan ve hüküm kurulurken itibar edilen 20.05.2004 günlü bilirkişi raporunun sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasındaki iddiaları değerlendirmediği gibi, yukarıda belirtildiği şekilde açılmayan davaya yönelik görüşler içerdiği, bu itibarla hükme esas alınacak nitelikte olmadığı gözetilip, tüm defter ve belgeler dava dosyası ile birlikte.... Uzman Denetçilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek, varsa zimmet ve miktarı yönünden yeniden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik ve yetersiz rapora dayanılarak hüküm tesisi, Kabule göre de; Sanığın, ... adlı şahıstan ihalenin yapıldığı 15.11.2002’den yaklaşık bir hafta sonra aldığı kira bedelini hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet ya da soruşturma olmaksızın 24.07.2003 tarihinde köy hesabına gelir kaydettiği anlaşılmakla eyleminin kullanma zimmeti niteliğinde olduğu ve süre içerisindeki nema miktarı belirlenerek buna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmaması, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, dolandırıcılık suçundan dolayı sanık ... hakkındaki ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.