KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2009/4905 E., 2012/7106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Gecikme cezasına giren faturalarda abonelerde kalan fatura kısmındaki gecikme bedeli tutarı ile kurumda kalan fatura dip koçanında yazılı bulunan gecikme bedelinde farklılıklar bulunduğunun görülmesi üzerine tahsil koçanları içerisinden sondajlama usulü seçilmiş abonelere müracaat edilerek abonelerdeki bulunabilen faturaların temini ile kurumda kalan tahsil koçanlarının karşılaştırılması sonucunda kurum dışı araştırma ve belgelerle ortaya çıkan sanığın eyleminin nitelikli zimmet vasfında olacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın abonelere verdiği makbuzların kurumda kalan nüshalarına daha düşük miktarlar yazarak aradaki farkı maledinmesi şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
25/01/2001 günlü iddianamenin mahkemece 29/01/2001 tarihinde havale edilmesi ve havalede zaman belirlemesi bulunmaması karşısında aynı gün yapılan ödeme nedeniyle sanık lehine yorumla ödemenin iddianameden önce yapıldığının kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından;
vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2009/4905, K. 2012/7106, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama