İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2010/10858 Karar: 2012/12434 Tarih: 2012

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/10858 K.2012/12434

5. Ceza Dairesi 2010/10858 E. , 2012/12434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikaba teşebbüs HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde bulunan Demiryolları,

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2010/10858 E. , 2012/12434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikaba teşebbüs HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde bulunan Demiryolları,

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2010/10858 E. , 2012/12434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikaba teşebbüs HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde bulunan Demiryolları, Limanlar ve Hava Yolları İnşaatı Genel Müdürlüğü, Etüd-Proje Daire Başkanlığında inşaat mühendisi olarak görev yapan sanığın, Ulaştırma Bakanlığı müşavirliğinin bulunduğu asma katın açık olan yerlerinin cam bölme ile kapatılarak misafir bekleme yeri yapılması işi nedeniyle keşif, şartname ve projenin hazırlanması ile denetim ve kabul işlerinin yapılması amacıyla Bakanlık Makamınca 22/09/2006 tarihinde görevlendirildiği, bu arada işin 14/12/2007 tarihinde 14.134 TL teklifte bulunan şikayetçi ... tarafından yapıldığı, müştekinin yaptığı işin sonuçlandırılması ve parasını almak için sanığın yanına gittiğinde sanığın müştekiye bilgisayarının eskidiğini, televizyonunun taksidi olduğunu bunun için 1.500 TL'ye ihtiyacı bulunduğunu, teklifi 17.000 TL'ye çıkarmasını, üstünü paylaşabileceklerini, hatta 20.000 TL'ye bile çıkarabileceğini kendisinin 1.500 TL alacağını fazlasının kendisinde kalabileceğini söylediği, müştekinin sanığın isteğini kabul etmemesi üzerine sanığın ısrarcı olduğu ve kabul etmemesi halinde daha düşük teklifler olduğunu ödemeyi de bu düşük teklifler üzerinden yapacağını belirtip "bir daha parayla gel, parayla gelmiyorsan gelme" dediği, sanığın bu yoldaki süregelen söz ve hareketlerine maruz kalan müştekinin hakedişini alamayacağını ve yeni yıla devir edeceğini düşünerek bu durumu Ulaştırma Bakanlığına şikayet konusu yaptığı, durumun emniyete intikal etmesi üzerine sanığın istediği paranın şikayetçiye temin ettirilip numaralarının alındığı, şikayetçinin üzerine ses kayıt cihazı konulduğu halde sanığın yanına gittiği ve alınan tertibat sonucunda seri numaraları alınmış paraların sanığın arabasında ele geçirilmesi biçimindeki eylemin, hüküm tarihinde yürürlükte bulanan TCK'nın 257/3. madde ve fıkrası kapsamında "görevi kötüye kullanma” suçuna teşebbüs niteliğinde olduğu, hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla TCK'nın 257/3. maddesinde yapılan değişiklik ve 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 86. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 250. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında bu eylemin TCK’nın 250, 35, 53/5. maddeleri kapsamında cebri irtikaba teşebbüs suçunu oluşturduğu, buna göre her iki kanun hükümleri karşılaştırılarak TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Kabüle göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kalmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla