Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2010/9761 E. , 2012/12278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Görevi kötüye kulanmak suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinde yer alan "...irtikap, rüşvet... suçlarında
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2010/9761 E. , 2012/12278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Görevi kötüye kulanmak suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinde yer alan "...irtikap, rüşvet... suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet Başsavcılığınca, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir...” biçimindeki düzenleme ve vekilinin usulüne uygun katılma talebi karşısında, kamu kurumu niteliğindeki Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğünün davaya katılma ve verilen kararlara karşı yasa yollarına başvurma hak ve yetkisinin bulunduğu gibi vekille temsil edilmesi nedeniyle, mahkümiyet kararı verilmesi halinde vekalet ücretine de hak kazanacağı gözetilerek tebliğnamedeki red ve bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; SGK İzmir İl Müdürlüğü arşiv ünitesinde görev yapan sanık ...'ın suç tarihinde sigortalı sıfatıyla emeklilik işlemlerini başlatmak ve aylık bağlatmak için müracaat eden mağdur ...'a arşivden çıkarılarak işleme alınması gereken dosyasını kastederek "senin dosyan Bornova'da, oraya bakalım, bir hafta sonra gel” dediği, mağdur bu süre sonunda tekrar oraya gittiğinde yalnız bulundukları bir anda mağdura "ağzın sıkı mı" deyip ondan da olumlu yanıt alınca, "bu işi dışarıda iki maaşa yapıyorlar, sen bana bir maaş verirsen bu işi hallederim" dediği, mağdurun ise yanında parası olmadığını, ancak maaşı bağlanıp hesabına yatınca para verebileceğini söylediği, aldığı bu yanıt üzerine sanığın mağdurun yanında kimliği dosya içeriğinden tespit edilemeyen başka bir kişiyle telefonda konuşup Perşembe günü gelmesini söylediği, bunun üzerine işinin zamanında yerine getirilmeyeceği endişesine kapılan mağdurun durumu aktardığı müdür yardımcısının konuyu C.Savcılığına ihbar ettiği, kolluğun belirlenen günde seri numaraları alınmış 300 TL'yi mağdura teslim ederek onunla birlikte ilgili kuruma gidip tertibat aldığı, sanığın teklifini kabul etmiş gibi gözüken mağdurun arşiv odasında bulunan sanığın yanına girdiğinde sanığın 300 TL tutarındaki parayı ondan aldığı, mağdurun odadan çıkışta verdiği işaret üzerine arşiv dışında bekleyen kolluk görevlilerinin hemen arşive girerek sanığı cebinde bulunan seri numaraları alınmış 300 TL ile yakaladıkları anlaşılan somut olayda, sanığın sıfat ve konumu dikkate alındığında mağdura emekli aylığı bağlanması konusunda herhangi bir yetkisi bulunmadığından eyleminin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi ile hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 255. maddesinde yapılan değişiklik hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu, Kabule göre de; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkradaki suç için yeni bir ceza ihdas olunması karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.