KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/1205 E., 2010/1948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Irza geçme suçundan sanık ...’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.10.2005 gün ve 2005/251 Esas, 2005/265 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
CGK.nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 25.10.2005 günlü kararda ise başvuru mercii ve şekilleri gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla mağdure vekilinin 21.11.2005 günlü temyiz isteminin de süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/1205, K. 2010/1948, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama