KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/3180 E., 2011/22270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nin yapılan yargılanmaları sonunda; denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçundan sanık ...'nin, zimmet suçlarından sanıklar ..., ..., ...'un, zimmet suçuna yardım etmekten ise sanık ...'in mahkümiyetlerine dair, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2008 gün ve 2007/32 Esas, 2008/73 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Telefon abonelerinin isteğiyle iptal işlemi yaptırmaları sırasında alınan avansların vezne tahsilat makbuzu ile tahsil edilerek emanet hesaplara kayıtlanmak suretiyle muhasebeleştirilmesi, sonraki dönemde borçlarının tahakkuku halinde emanet hesaptan mahsup edilmek suretiyle borç düşümü yapılması ve kalan miktarın hesapta bekletilerek abonenin müracaatı üzerine iade edilmesi gerekirken alınan paraların hiçbir kayda girilmeden kasada muhafaza edilmesi ve borç tahakkuk ettiğinde alınmış gibi belge düzenlenmesi neticesinde artan veya borç tahakkuk etmediği için kullanılmayan 490.710.000 liranın sanıklar ...,
... ve ...'ın iştirak halinde zimmetinde olduğu, sanık ...'ın eyleminin ise yardım niteliğinde bulunduğu kabul edilmiş ise de; artan paraların büyük bölümünün ilgililere ulaşılarak iade edildiğinin savunulması, müfettiş soruşturmasında da anılan meblağın iade edilip edilmediğinin, akıbetinin belli olmadığının belirtilmesi hususları üzerinde durularak,
soruşturma raporunda tespit edilen abonelerin beyanlarına başvurulup, kalan paralarının kendilerine iade edilip edilmediğinin açıklığı kavuşturulmasından sonra sanıklar ..., ... ve ...’ın hukuki durumlarının belirlenmesi ile zimmetlerinin var olup olmadığının, varsa miktarının tespiti ve bunun sonucuna göre de sanık ...'nın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Manuel düzenlenmiş suret faturaların üzerindeki yazıların büyük bölümünün ... ve ...'a, birkaç tanesinin ...'a ait olduğu, ...'ın yapmış olduğu tahsilatın bulunmadığının ifade edildiği ve soruşturma raporunda da bu konuya vurgu yapıldığı nazara alınarak, sanık ...'ın zimmet suçuna iştirakinin ne şekilde oluştuğu hüküm yerinde gerekçeleriyle birlikte gösterilmeden, tanık ...'nin soyut beyanına dayanılarak mahkümiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
765 sayılı TCK.nun 202/1. maddesinde yer alan "meydana gelen zararın bir misli kadar ağır para cezası" kavramı ile zararın kendisi ifade edildiği ve toplam zimmet miktarı üzerinden ağır para cezası verildiği için bu miktarın ayrıca 80. madde ile artırılmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında zimmet suçundan hüküm kurulurken 490,00 TL. adli para cezasına hükmedilmesi yerine iki katı olan 980,00 TL. adli para cezası tayin edilmesi ve bunun 80. madde ile artırıma tabi tutulması, diğer artırım ve indirimlerin de bu miktar üzerinden yapılması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Zimmet suçundan mahkum olan sanıklar hakkında lehe kabul edilen 765 sayılı TCK.nun 219/son maddesi gereğince memuriyetten müebbeten mahrumiyet cezasına hükmedilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/3180, K. 2011/22270, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama