KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/3422 E., 2010/8960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine dair, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2009 gün ve 2003/204 Esas, 2009/75 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar Ali ve Hüsnü müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanıklara tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 13.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, mahkemece sanıkların görevlerinin sona erdiği 12.05.2002 tarihi itibari ile kooperatif kasasında bulunması gereken paranın yeni yönetime devredilmemesi zimmet olarak kabul edildiği, sanıklar haklarında düzenlenen 08.05.2003 tarihli iddianamede ve iddianameye dayanak olarak gösterilen 15.04.2001 tarihli bilirkişi raporun da ise; sanıkların zimmet olarak kabul edilen bu eylemlerinden dolayı açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin saptanması olduğu, zimmetin kooperatifin gelirleri ile giderleri arasındaki kasa açığından oluştuğu nazara alınarak, kooperatifin banka hesaplarındaki paralar da dahil olmak üzere harcamaların kimler tarafından ne şekilde yapıldığı, ilgili evraklardaki imza ve yazılar ile kooperatif gelirlerinin tahsili sırasında düzenlenen gelir makbuz ve belgelerindeki imza ve yazıların kime ait olduğu araştırılıp, gerekirse bu konu da grafolojik inceleme de yaptırılarak,
kooperatifin muhasebecisi ..., kontrol mühendisi ... ile kooperatifin işlerini yapan müteahhit firma yetkilileri de tanık olarak çağrılıp, kooperatifin tahsilat ve harcamalarıyla kimin ilgilendiği, muhasebenin ne şekilde tutulduğu sorularak, kooperatifin parasal işleriyle kimlerin ilgilendiğinin tesbit edilmesi, ayrıca İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/324 D.
İş sayılı dosyası ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/986 Esas sayılı dosyasının getirtilip etraflıca incelenerek, kooperatife ait tüm sarf ve tahsilat makbuzları, defter ve belgeler toplandıktan sonra dava dosyasının emekli Sayıştay denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile, yukarıda adı geçen mahkemelerde yaptırılan bilirkişi incelemeleri de dahil olmak üzere dosyada bulunan tüm bilirkişi raporları irdelenip, sanıkların tutmuş olduğu muhasebe kayıtları ile gerçek kasa hesabı saptanarak,
iddia, savunma tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, alınacak rapor sonucuna göre, sanıkların ayrı ayrı hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/3. maddesi gözetilmeden, kooperatif müdürünün kasa açığından sorumlu olamayacağına ilişkin yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/3422, K. 2010/8960, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama