KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/5139 E., 2010/9240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2010
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma
Zimmet ve resmi belgeleri yok etmek veya gizlemek suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlar ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.02.2010 gün ve 2009/49 Esas, 2010/37 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş, zimmet suçu yönünden re’sen de temyize tabi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığının 06.05.2010 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle 24.11.2010 ... saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz eylediği yetki belgesine dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... Duman huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 08.12.2010 ... saat 13.30'a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan soruşturma ve kovuşturma, toplanan deliller, tanık beyanları, kısmen kaçamaklı sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihlerinde Taşucu Gümrük Müdürlüğünde veznedar olan sanık ...’ün alındı belgeleri ile tahsil ettiği gelirleri mutemetlikler tahsilat ve ödemeler defterine doğru ve zamanında kaydetmediği ve tahsil edilen toplam tutarlar yerine daha düşük tutarları gerçeğe aykırı olarak düzenlediği defterlere kaydedip, Taşucu Gümrük Müdürü ... ile müdür vekilliği yapan ... ve ...’nin imzalarını taklit etmek suretiyle ilgili defter kayıtlarına göre bağlı olduğu ...
Gümrük Saymanlık Müdürlüğü hesaplarına eksik intikal ettirdiği, bu suretle 2006 yılının Şubat ayından-Haziran 2008 dönemine kadar toplam olarak 747.246,00 TL’nin sanığın uhdesinde kaldığı ve sanığın bu tutarı mal edindiği, gerçek zimmetin ortaya çıkarılmasını engellemek amacıyla kullanılmış olan mutemet alındı belgelerinin dip koçanlarını sakladığı veya yok ettiği,
bu suretle gerçek zimmetin ne tutarda olduğunun tespitini olanaksız hale getirmek suretiyle nitelikli zimmet suçunu işlediği anlaşılmakla delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında resmi belgeleri yok etmek veya gizlemek, resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın gerçek zimmetin ortaya çıkarılmasını engellemek amacıyla kullanılmış olan mutemet alındı belgelerinin dip koçanlarını saklama veya yok etme şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK.nun 212. maddesinde bir suçun işlenmesi sırasında resmi belgeleri yok etmek veya gizleme suçunun da işlenmesi halinde bu suçtan da ayrıca hüküm kurulacağına dair bir düzenleme bulunmaması karşısında nitelikli zimmetin hile unsuru olarak kabul edilmesi gerekeceği cihetle ayrıca TCK.nun 205. maddesiyle cezalandırılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, bu suçtan da yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3 -70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 29.01.2009 tarihli iddianamede suçun “zimmet” olarak gösterildiği, resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı, ancak bu suçtan zamanaşımı süresi içerisinde her zaman dava açılmasının mümkün olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla ek savunma hakkı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03.12.2010 tarihinde verilen işbu karar 08.12.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/5139, K. 2010/9240, 3 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama