KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2010/9169 E., 2011/1704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2011
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ile bu suça yardım etmeden sanıklar ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'un atılı suçtan beraetine, sanıklardan ...'nın atılı suç ile birlikte tehdit suçundan da mahkümiyetine, diğer sanıkların ise atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ...
2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10/03/2010 gün ve 2010/52 Esas, 2010/140 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan mağdure vekili, sanıklardan ..., ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiileri tarafından istenilmiş, aynı Mahkemece sanıklardan ... ve ... müdafiilerin temyiz talebine yönelik olarak verilen 26/03/2010 günlü temyiz isteminin reddine dair ek kararında süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi adı geçen sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Vekaletnamesi bulunmayan sanıklar ... ve ... müdafiin 08/02/2010 ve 10/03/2010 günlü oturumlarda sanıklarla birlikte duruşmaya gelmiş ve müdafiilik görevini ifa etmiş bulunmasına ve dosyada sanıkların açık bir muhalefetinin bulunmamasına göre CMK.nun 260 ve 261. maddelerinin sarahati karşısında adı geçen sanıklar müdafiin hükümleri temyize yetkisi bulunduğundan, 26/03/2010 günlü temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılarak, sanıklar ... ve ... yönünden de davanın esastan incelenmesine,
katılan mağdurenin hükümden sonra 14/04/2010 havale tarihli dilekçesi ile tüm sanıklar haklarındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşıldığından; katılma kararı hükümsüz hale gelmekle, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, sanıklar ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerin temyiz istemleri ile sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına ve nüfus kaydına nazaran mağdurenin 21/03/1990 olan doğum tarihinin karar başlığında 21/03/1995 olarak hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, sanıklardan ...'ın evlenmek kastı içinde mağdureyi cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı, diğer sanıkların da ...'ın işlemiş olduğu cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna bilerek bu fiile yapıcı davranışlarıyla müşterek fail olarak katıldıkları anlaşıldığından,
tebliğnamedeki sanıklar haklarında TCK.nun 109/5. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gerekçesiyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanıklardan ... ve ...'nın cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun müşterek faili oldukları halde bu suça yardım etmeden cezalandırılmaları, TCK.nun 109/3-b. maddesindeki “suçun birden fazla kişi tarafından birlikte” işlenmesi halinin ancak sanıkların TCK.nun 37/1. maddesine göre “müşterek fail” olarak sorumlu tutulmaları durumunda sözkonusu olacağı nazara alınmadan, suçun asli faili konumundaki ...'ın eylemine müşterek fail olarak katılan sanıklar ..., ..., ...,
... ve ... haklarında TCK.nun 109/2. maddesi yerine 109/1. maddesinin tatbiki suretiyle adı geçen sanıklara eksik ceza tayini hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanıklardan ..., ..., ..., ... haklarında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, diğer sanıklar ... ve ... haklarında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardım etme suçundan verilen mahkümiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... ...nda tehdit suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/03/1990 gün ve 1990/8-3-70 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir olayın açıklanması sırasında bir hadiseden söz edilmesi o hadise ...nda da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık kabul edilen 15/01/2010 tarih, 2010/266 esas sayılı iddianamede sanıklardan ...'nın mağdure ...’e yönelik tehdit suçundan açılmış kamu davasının bulunmadığı ve bu hususta iddianame ile dava açtırılmaksızın ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/9169, K. 2011/1704, 3 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama