Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2011/14426 E. , 2012/13444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Es
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2011/14426 E. , 2012/13444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla anılan Yasanın yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın suç tarihinde Trabzon Sosyal Güvenlik Kurumunda Emeklilik İşlemleri Servisinde memur olarak görev yaptığı, kurumdan emekli olmak için müracaat eden müştekinin dosyasını, Maluliyet Dairesi Başkanlığının 03/07/2008 gün ve 4199 sayılı yazısına istinaden maaşın bağlanması için Tahsis-3 servisine göndermesi gerekirken göndermeyerek beklettiği, akabinde müştekiden işlemlerin hızlandırılması hususunda 600 Euro para istediği, müştekinin de bunu kabul etmiş gibi görünüp durumu emniyet görevlilerine ihbar ettiği, müştekinin önceden seri numaraları alınmış 300 Euro parayı işyerinde sanığa verdiği, sanığın parayı alarak masasının çekmecesine koyduğu, önceden gerekli önlemleri alan emniyet görevlilerinin parayı masanın çekmecesinde ele geçirdikleri ve mahkemece sübutun bu şekilde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin irtikap boyutuna varmayacak şekilde görevi kapsamında yapması gereken bir işlem için çıkar sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, eylemin 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile değişik TCK'nın 252/1. maddesine uyduğu, ancak suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinin sanığın lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın eyleminin, teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin, hangi nedenlerle suçun tamamlanmış suç olduğunun kabul edildiği denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 24/12/2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan lehine 1.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmolunması, Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 255. maddesinde yer alan suçun unsurlarında esaslı değişiklikler yapılması karşısında yeni düzenlemeler ve unsurlarının oluşması durumunda görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık fiilleri de değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.