KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2011/4485 E., 2011/5005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ve ... ...’nun bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklardan ...'ın zimmet eylemi görevi kötüye kullanma suçu kabul edilerek mahkümiyetine; sanıklardan ...'un görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık;
..., ..., ... ve ...’un ise resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından baraetlerine dair, Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.07.2010 gün ve 2009/317 Esas, 2010/183 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı, katılanlar vekilleri, sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan İçişleri vekili tarafından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan açılan davalarda temyiz edilmiş ise de; bu suçlardan bozma öncesi verilen beraet hükümleri Dairemizin 26.10.2009 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiğinden, katılan vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin diğer hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O Yer C.Savcısı ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraet hükmünün yapılan incelemesinde;
Sanığa isnat olunan görevi kötüye kullanma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 27.05.2003’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/4485, K. 2011/5005, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama