KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2011/9008 E., 2012/1306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yapmakta olduğu inşaatının sınırında bulunan Belediye'ye ait taşınmaza 40 m2 taşması nedeniyle inşaatın usulüne uygun şekilde 06/09/2006 tarihinde mühürlenmesine rağmen 24/11/2006 tarihinde yapılan kontrolde mührün sökülerek inşaatte çalışmalara devam etmek suretiyle mühür bozma suçunu işlediği iddia, savunma, mühürleme ve mühür bozma tutanakları ve dosya kapsamından anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki takibi şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması karşısında, mahkemece sanığın adli sicil kaydında yer alan suçun suç olmaktan çıkarılıp çıkarılmadığı hususu değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kabule göre de,
5237 sayılı TCK'nın 50/2. madde ve fıkrasında belirtilen "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez." hükmüne aykırı şekilde mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 203. maddesinde düzenlenen suça özgü hapis cezası takdir ve tercih edilmiş olmasına rağmen bu cezanın daha sonra adli para cezasına çevrilmesi, para cezasına çevirirken de 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinin kararda gösterilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/9008, K. 2012/1306, 29 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama