İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/10347 Karar: 2012/11453 Tarih: 2012

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/10347 K.2012/11453

5. Ceza Dairesi 2012/10347 E. , 2012/11453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, Taşıt Kanununa aykırılık, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İrtikap suçundan açılan kamu davası ile ilgili olar

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/10347 E. , 2012/11453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, Taşıt Kanununa aykırılık, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İrtikap suçundan açılan kamu davası ile ilgili olar

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/10347 E. , 2012/11453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, Taşıt Kanununa aykırılık, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İrtikap suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde mahallince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Taşıt Kanununa aykırılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde; Taşıt Kanununun 16. maddesinde düzenlenen suç ile görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sırasında Emekli Sayıştay Uzman Denetçileri ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 30/04/2003 günlü Bilirkişi Heyeti raporunda zimmet suçunun oluştuğunun belirtildiği, bu rapora sanık müdafiin itiraz etmesi sonucu, Emekli Sayıştay Uzman Denetçileri ..., ... ve Hukukçu ... tarafından düzenlenen tarihsiz, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "zimmete geçirilen miktarın tanık ifadelerine ve resmi niteliği olmayan belgelere dayanılarak saptandığından heyetimizce belgeye dayalı olarak bir tespitin yapılamadığı, bu konuda sanık eyleminin mahkeme tarafından tayin edilmesi gerektiği" görüşüne yer verildiği, mahkemece iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için tekrar bilirkişilerden rapor alınması yoluna gidildiği, bu kez yine Emekli Sayıştay Uzman Denetçileri ..., ..., ... tarafından tarihsiz, bilirkişi heyeti raporunun düzenlendiği, bu raporun sonuç bölümünde "...sanığın kuruma ait veya abonelere ait paralardan bir kısmını zimmetine geçirdiğine dair herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır. Diğer bir ifade ile sanığın zimmeti olmadığı..." görüşüne yer verildiği, oluşan çelişkinin giderilmediği ve gerekçeli kararda tartışılmadığı anlaşılmakla; dosyanın kül halinde daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerin katılmayacağı Emekli Sayıştay Uzman Denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek, kurum hesaplarına geçirilmesi gereken bir paranın sanığın uhdesinde olup olmadığı, varsa zimmet miktarı, sanığın tanıklardan yasal olarak alması gereken paranın haricinde bir miktarı alıp almadığı, varsa aldığı para miktarının tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; TEDAŞ ... Başmühendisliğinde görevli olup tahsilat yapma yetkisi olan sanığın, tahsil ettiği güvence bedeli, iştirak bedeli ve gecikme cezalarını kayıtlara intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, anılan fiillerinin daire dışı bilgilerle belirlenebildiği, tahsilatları kurum kayıtlarında göstermeyerek zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu, bu suretle zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu işlediği halde, sanık hakkında suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 249, 43 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması, CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı olarak yargılama aşamasında tutuklanan sanığın tutuklandığı ve tahliye edildiği tarihlerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla