İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/11480 Karar: 2013/11702 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/11480 K.2013/11702

5. Ceza Dairesi 2012/11480 E. , 2013/11702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap ... Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılanın taksirle ölüme sebebiyet verme suçunun şüphelisi olarak Sincan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan i

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/11480 E. , 2013/11702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap ... Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılanın taksirle ölüme sebebiyet verme suçunun şüphelisi olarak Sincan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan i

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/11480 E. , 2013/11702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap ... Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılanın taksirle ölüme sebebiyet verme suçunun şüphelisi olarak Sincan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesi sırasında sanığın müdafii olarak görev yaptığı, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan katılandan Cumhuriyet Savcısına ve personele vermek üzere 12.000 TL isteyip bir gün sonra yatırmasını ve vekalet ücretini dava sonunda ayrıca alacağını söyleyerek hesap numarasını verdiği, istenilen paranın meşru olmadığını bilen katılanın ödeme yapmayarak şikayette bulunduğu, ikna suretiyle irtikap suçunun oluşması için mağdurun hileli davranışlarla kandırılarak fail veya başkasına yarar sağlamasına veya bu yolda vaatte bulunmasına ikna edilmesi gerektiği, somut olayda katılanın istenen paranın meşru olmadığını bilmesi nedeniyle parayı ödemediği, ikna unsurunun bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki ikna suretiyle irtikap suçundan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Kamu görevlisi kabul edilen sanığın görev gereklerine aykırı hareket ederek menfaat temin etmeye çalışma şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesi delaletiyle 257/1. maddesine uyan görevi kötüye kullanma suçuna teşebbüs niteliğinde olduğu, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılması karşısında 6352 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemeler de dikkate alınarak lehe kanun değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılanın ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla