İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/2846 Karar: 2013/1051 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2846 K.2013/1051

5. Ceza Dairesi 2012/2846 E. , 2013/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap ve görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Tüm eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek bu suçtan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce d

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/2846 E. , 2013/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap ve görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Tüm eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek bu suçtan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce d

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/2846 E. , 2013/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap ve görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Tüm eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek bu suçtan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararına göre 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin; sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, anılan Kanunun görevi kötüye kullanma suçu yönünden getirdiği düzenlemeler gözetilerek ve katılanın; 24/06/2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ ettiği hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 02/07/2010 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin sanık ve müdafiin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ... 5. İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan sanığın, katılanın alacaklı olduğu icra dosyasında 01/02/2010 tarihinde yapılması kararlaştırılan araç haczi ile ilgili olarak, "Bizim de alnımız terleyecek." şeklindeki sözlerle katılandan para aldığı, yine hacze konu aracın muhafaza altına alınması talep edilmesine rağmen, bu konuda görevinin gereklerine aykırı davranarak aracın olay yerinden kaçırılmasına sebebiyet verdiği ve bu şekilde katılanın mağduriyetine neden olduğu hususlarının anlaşılması karşısında; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK'nın 257/1. maddesindeki yaptırım sanık lehine değiştirilmesine rağmen, bu fıkraya atıfta bulunan ve sanığın eyleminin uyduğu kabul edilerek hakkında uygulanan 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın sanık aleyhine sonuç doğurduğu, yine hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; bu tarih itibariyle sanığın eylemlerinin, 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de sanık aleyhine sonuç doğurduğu kabul edilerek; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; TCK'nın 53/1-a, b ve d bentlerindeki hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesinin gerekmesi, c ve e bentlerindeki hak yoksunluğunun uygulanmamasının ise kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi halinde mümkün olması gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla