KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2012/3938 E., 2013/1743 K.
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- İkna suretiyle irtikap
- Hüküm
- Mahkümiyet, beraet
Karar Detayı
568 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Suçtan zarar gören ancak kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmeyen ...
Bakanlığının katılma istemi yerinde görüldüğünden 3628 sayılı Kanunun 18 ve CMK'nın 237/2. maddeleri uyarınca anılan Bakanlığın katılan olarak kabülüne, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, katılan Bakanlığı temsilen Hazine vekilinin temyizinin sadece sanığın müşteki ...'e karşı irtikap suçundan verilen beraet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek,
buna hasren ve duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla, anılan Yasanın irtikap suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanığın, müştekiler ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik irtikap suçlarından verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde.
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen ve kamu görevlisi olan sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin her bir suç yönünden ayrı ayrı uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığı için bozma sebebi yapılmamıştır. ... Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı ...
Aile Danışma Merkezinde 21/07/2009 tarihinden itibaren müdür vekili olarak görev yapan sanığın, Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 3 kişilik bakım hizmetleri değerlendirme heyeti üyesi olduğu,
bakıma muhtaç yakınları için kuruma müracaat eden müştekileri telefonlarla arayarak ya da, evlerine haber bırakarak ağırlıklı olarak hafta sonları kuruma davet ettiği, bu kapsamda bağış kabul etme ve yardım toplama yetkisi olmayan sanığın, TCK'nın 250/2. maddesi kapsamında, görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak yaptığı çeşitli hileli hareketlerle, müştekilerden, onları kurum adına yardım toplama yetkisi olduğuna ya da bağış toplayabileceğine inandırarak belgesiz olarak ...'den 150 TL ...'dan 200 TL, ...'den 100 TL ve ...' dan 150 TL alarak yarar sağladığı bu müştekilere yönelik olarak ikna suretiyle irtikap suçlarını işlediği,
ancak müşteki ...'den bu şekilde para istemesi üzerine ödeme niyeti olmayan müştekinin durumdan kolluğu haberdar ettiği, bunun üzerine kolluğun gözetiminde seri numaraları alınan 200 TL'yi sanığa verdikten hemen sonra anılan paraların sanıkta suçüstü yakalandığı anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak.
Sanığın, müşteki ...'e yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 35. maddesi uygulanmayarak fazla ceza tayini, Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 86. maddesi ile TCK'nın 250. maddesine eklenen 4. fıkraya göre; irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözönünde bulundurularak cezada yarı oranına kadar indirim yapılması mümkün hale geldiğinden sanığın her bir irtikap eylemine ilişkin olarak hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi KıstaslarıTCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.