Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2012/4586 E. , 2013/11861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cürüm işlemek için teşekkül oluşturma, ihaleye fesat karıştırma, irtikap, rüşvet alma, rüşvet verme, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Beraet (Asıl Karar), temyiz isteminin reddi (Ek Karar) Mahalli mahkemece verilen temyiz
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2012/4586 E. , 2013/11861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cürüm işlemek için teşekkül oluşturma, ihaleye fesat karıştırma, irtikap, rüşvet alma, rüşvet verme, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Beraet (Asıl Karar), temyiz isteminin reddi (Ek Karar) Mahalli mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine dair karar temyiz edilmekle dosya incelendi; ... hakkında resmi evrakta sahtecilik fiilinden zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma suçları yönünden CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve hükümlerin 09/03/2007 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve bu suçlarla bağlantılı olup Hazinenin zarar görebileceği saptanan resmi evrakta sahtecilik suçları yönüyle 17/04/2004 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesi ile CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlarıyla sınırlı olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan açılan davalara, doğrudan zarar görmeyen Hazinenin müdahil olarak katılması mümkün olmadığından, Hazine vekilinin bu suçtan kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine dair 17/04/2007 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında müteselsilen ihaleye fesat karıştırma; ..., ... ve ... hakkında müteselsilen ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet verme; ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle atılı suçlardan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ... ve ...'in menfaat elde ettikleri yolunda herhangi bir delil bulunmaması karşısında, resmi alım satıma fesat karıştırma olarak isnat olunan eylemlerin sübutu halinde ancak 765 sayılı TCK'nın 366. maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği; yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aşağıda sanık ... ve ... yönünden ayrıca karar verilenler dışındaki rüşvet alma ve irtikap iddialarının ise sübutu halinde 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu, ..., ... hakkında müteselsilen rüşvet verme, ... hakkında rüşvet verme eylemlerinin ise görevi kötüye kullanmaya azmettirme suretiyle iştirak suçunu oluşturabileceği, bu suçların öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, 2004 yılı olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Sanıklar ... hakkında müşteki ...'a karşı irtikap ve ... hakkında ...'den rüşvet alma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Müşteki ...'ın ... Köyünde bulunan Hazineye ait taşınmazı, 2004 yılı Haziran ayında satın almak üzere kamu görevlisi ... ile görüştüğü, sanığın görevinin gereklerine aykırı olarak, müştekiden bilgi vermek, işlemlerinin takibine karşılık 500 TL aldığı hususunun aralarında gerçekleşen 23/12/2004 tarihli telefon görüşmesinin içeriği ve dosya kapsamından tespit edildiği; yine sanık ...'in, 13/01/2005, 27/01/2005 ve 18/02/2005 tarihlerinde ... ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinin içeriği ve tevil yollu ikrarından, bu kişiye Hazineye ait ihaleye çıkacak veya yatırım amaçlı alınabilecek ancak henüz ihaleye çıkmamış taşınmazlar hususunda vermemesi gereken bilgileri verme karşılığında, kızının banka hesabına 450 TL para yatırılmasını sağlamak suretiyle menfaat temin ettiği anlaşılmakla her iki sanığın ayrı ayrı rüşvet almak suçundan mahkumiyetleri yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle beraetlerine hükmedilmesi, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Hazinenin bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ile Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan karar verilmesi, Sanıkların görevleri sebebiyle düzenledikleri tutanakların sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, katılan ve müşteki Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, evrakta sahtecilik suçu yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.