KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2012/4755 E., 2013/2721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ...’ın yargılama süresince müdafii bulunmayıp, yokluğunda verilen hükmün 31/05/2011 tarihinde kendisine tebliğinden sonra sanık ... müdafii olan Av. ... tarafından 03/06/2011 tarihinde her iki sanık lehine temyiz edilmiş ise de, adı geçen avukatın sanık ... hakkındaki hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİ ile incelemenin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Kasıtlı suçtan silinme koşulları oluşmuş mahkümiyeti bulunduğu anlaşılan sanık hakkında “kişilik özellikleri ve suç işlemekten pişman olmaz yapısı” gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle TCK'nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
.../...
-2-
Sanığın, mağdur ...’e karşı gerçekleştirdiği taksirle yaralama eylemi sonucunda mağdurun ayağında 2. derecede kemik kırığı oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 89/2-b maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCK'nın 50/2. madde ve fıkrasında belirtilen "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse;
bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez." hükmüne aykırı şekilde mahkemece TCK'nın 89/1. maddesinde düzenlenen suça özgü hapis cezası takdir ve tercih edilmiş olmasına rağmen bu cezanın daha sonra adli para cezasına çevrilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "takdiren" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/4755, K. 2013/2721, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama