KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2014/4432 E., 2016/6557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tefecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/05/2015 gün ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçunun oluşacağı nazara alındığında; sanık hakkında kazanç elde etmek amacıyla farklı kişilere ödünç para verdiği iddialarıyla tefecilik suçlarından 05/04/2010 günlü iddianameyle ...
25. Asliye Ceza Mahkemesine açılan 2010/202 Esas sayılı kamu davasının suç tarihinin 2006 olduğu, yine 18/04/2011 tarihli iddianameyle ...
32. Asliye Ceza Mahkemesine açılan 2011/305 Esas sayılı kamu davasının suç tarihinin de 2007 olduğu, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşmediğinin dosyaların birlikte yapılan incelemelerinden anlaşılması karşısında, bu dava dosyalarının birleştirilerek sanığın eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme tefecilik suçu olarak kabulüyle aynı Kanunun 3, 61. maddeleri de gözetilerek tek hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan ayrı ayrı hükümler kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2014/4432, K. 2016/6557, 21 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama