KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2015/6525 E., 2019/10138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Edimin ifasına fesat karıştırma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... müdafin 19/03/2013 tarihinde sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 12/06/2013 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu, sanığın yüzüne karşı verilen hükmün sanık müdafine tebliğinin temyiz süresini yeniden başlatmayacağı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık ... hakkındaki hükme yönelik müdafilerin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tire Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığınca 11/07/2007 tarihinde düzenlenen İzmir ili Tire ilçesi Yamandere Köyü Köydes Projesi İçme Suyu İnşaatı+ENH. İnşaatı ihalesi sonucunda 20/07/2007 tarihli sözleşmeyi imzalayarak inşaatın yapımını üstlenen sanığın yetkilisi olduğu ... İnş. Mim. Müh. Tur. San. ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından sözleşme ve eklerine aykırı malzeme kullanılarak ve D26 noktasındaki basınç kırıcı vana onarıma götürüldüğü halde iade edilmeyerek edimin ifasına fesat karıştırıldığı iddiasıyla kamu davası açıldığı; ihale konusu edimin yapım işlerine ilişkin olması nedeniyle sanığın eylemlerinin TCK'nın 236/2-d maddesi kapsamında değerlendirilebileceği ancak 5237 sayılı TCK'nın 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup,
maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde. 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici
konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden,
5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 236/2-d maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, somut olayda ise kamu görevlileri hakkında açılmış bir dava bulunmadığı,
faili olmayan suçta şeriklik de mümkün olamayacağından sanığın eylemlerinin edimin ifasına fesat karıştırma suçunu teşkil etmeyeceği ancak D26 noktasındaki basınç kırıcı vananın yüklenici şirket tarafından onarıma götürüldüğü halde iade edilmediği şeklindeki isnadın sübutu halinde hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak; suça konu vananın yüklenici şirket tarafından ne şekilde alındığı, sanığın bu sürece katılıp katılmadığı, iade edilip edilmediği,
edilmemiş ise nedeni ve vananın değeri belirlenmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2015/6525, K. 2019/10138, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama