İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/3906 K.2023/9157

...

Esas2020/3906Karar2023/9157Tarih26 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.400 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2020/3906 E., 2023/9157 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.400 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

...

MAHKEMESİ

Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI

2012/116 Esas, 2013/156 Karar ... ...

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜMLER

Zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik ve atılı diğer suçtan mahkumiyet

TEMYİZ EDENLER

Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2013 tarihli ve 2012/116 Esas, 2013/156 sayılı Kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Milli Eğitim Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce davaya katılma talebinde bulunulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında,

7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin 29.04.2020 tarihli dilekçesinin, aleyhe temyiz iradesi içermediği, sadece katılma talebine yönelik olduğu ve bu itibarla incelemenin sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafii ile sanık ...'ın tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından süresinden sonra da vaki duruşmalı inceleme taleplerinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2012 tarihli ve 2012/5744 Soruşturma, 2012/2264 Esas, 2012/115 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2013 tarihli ve 2012/116 Esas, 2013/156 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, ... hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri

Kararın eksik inceleme ile verildiğine, atılı suçların sübuta ermediğine, menfaat elde etmediği kabul edilen müvekkilinin atılı suçlara ne suretle iştirak ettiğinin açıklanmadığına, özgü suç olan zimmet suçunun müvekkili tarafından işlenmesinin mümkün olmadığına, sahte olarak düzenlediği belirtilen belgelerin içerik itibarıyla doğru olup sadece vergi mevzuatı açısından değerlendirmesinin yapılabileceğine, bu nedenle sahtecilik suçunun oluşmadığına ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri

Kararın eksik inceleme ile verildiğine, atılı suçların sübuta ermediğine, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, müvekkilinin; uhdesinde kaldığı belirtilen miktardan daha fazla miktarda parayı yeni kurum müdürüne teslim etmesine rağmen bu durumun dikkate alınmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin gerekçesiz şekilde uygulanmadığına, sahtecilik suçunun hangi belgelerle işlendiğinin karar yerinde tartışılmadığına ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlere dairdir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde ... Öğretmenevi müdürü olarak görev yapan sanık ... ile aynı öğretmenevinin muhasebe işlemlerini fiili olarak yürüten sanık ...'ın, 2006 ile 2010 yılları arasında öğretmenevine ait 111.932,36 TL parayı zimmetlerine geçirdikleri, 2010 yılında teslim aldıkları faturaları geçmişe yönelik düzenleyerek zimmetin açığa çıkmasını engellemek için defter ve muhasebe kayıtlarına işledikleri, böylece nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddialarıyla kamu davası açıldığı ve atılı suçlardan cezalandırılmaları yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanıklar haklarında üzerlerine atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında, şikayete konu edilen hususlardaki tüm gelir ve giderlerin resmi ve belgeli, geçmişe yönelik düzenlenen gider pusulası ve faturaların içerik olarak doğru olup sehven kayda alınmayan gelir ve giderler olduğunu,

zamanında kayda alınmamış olan bu gelirlerin her zaman kasaya konulduğunu ve yine giderlerin de zamanında gerçekten harcandığını ayrıca kendisinin devir teslim yaparken dava konusu olan zimmet miktarından daha yüksek bir miktarı tutanaklar ile yeni öğretmenevi müdürüne teslim ettiğini belirtmesi ile sanık ...'nın sadece diğer sanığın getirmiş olduğu harcama belgeleri doğrultusunda belgeleri muhasebeleştirdiğini ve hiçbir şekilde uhdesinde para bulundurmadığını beyan etmesi karşısında;

maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, suç tarihlerini kapsayan tüm bilgi, belge ve kayıtların getirtilmesinden sonra, mahkemece hükme esas alınan raporun müfettiş raporuna dayanılarak detaylı inceleme yapılmadan hazırlandığı ve bu itibarla hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı da nazara alınarak, dava dosyasının kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanıkların savunmaları da irdelenerek zimmetlerinde para bulunup bulunmadığı,

varsa miktarı hususlarında rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

Öte yandan sanık ...'ın serbest muhasebeci yanında işçi olarak çalıştığı, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinde düzenlenen zimmet suçunun özgü suçlardan olup ancak kamu görevlisi olan ya da kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerce işlenebileceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri de gözetilmeden, keza mahkemece her iki sanığın müdürlüğün muhasebeleştirilen belgelerinde muhasebe usulsüzlüğü yapılması hususunda sanık ...'nın menfaati olmadan iştirak halinde hareket ettiklerinin mahkemece kabul edilmesi karşısında,

tamamlanmış suça iştirakin mümkün olmadığı nazara alındığında sanık ...'nın diğer sanığın zimmet eylemine ne şekilde iştirak ettiğinin ve buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılması gerektiği gözetilmeden, müşterek fail olarak kabul edilmesi suretiyle yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kamu görevlisi olan sanık ... hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alınması gerektiği nazara alınıp durma kararı verilerek soruşturma izni istenilmesi ve sonucu beklendikten sonra bu suça iştirak ettiği iddia edilen diğer sanıkla birlikte hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayini gerekirken, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde uygulama yapılması,

Kabule göre de;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, sahtecilik suçlarında belgenin sahte olup olmadığının, sahte ise iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinin hakime ve mahkemeye ait bir husus olması nedeniyle sanıklar tarafından düzenlendiği belirtilen sahte belgelerin asıllarının huzurda incelenmesi, gerekirse sahteliği ve iğfal kabiliyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca, sanık ...'ın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, gerekçeden yoksun biçimde verilen cezalarda takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına dair kararlar verilmesi,

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,

Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince verilen yasaklama kararına ilişkin sürenin, tayin olunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 4 yıl 8 ay 8 gün yerine 4 yıl 8 ay 7 gün olarak eksik tayin edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2013 tarihli ve 2012/116 Esas, 2013/156 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.

...

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2020/3906, K. 2023/9157, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. Temyiz Edenler
  6. I. Hukukî Süreç
  7. II. Temyiz Sebepleri
  8. A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
  9. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
  10. III. Olay Ve Olgular
  11. IV. Gerekçe
  12. V. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2020/3906
Karar No
2023/9157
Tarih
26 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/3937 K.2023/5915
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4055 K.2023/6233
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4091 K.2023/6553
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4157 K.2023/6025
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4173 K.2023/6023
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/4290 K.2023/8520

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.