İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/6769 K.2023/10918

Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305…

Esas2020/6769Karar2023/10918Tarih9 Kasım 2023Okuma4 dk · 807 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2020/6769 E., 2023/10918 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/180 Esas, 2016/116 Karar
Suçlar
Rüşvet alma ve rüşvet verme
Hükümler
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Ret, onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

807 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2012 tarihli ve 2011/122143 Soruşturma, 2012/20962 Esas, 2012/962 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/180 Esas, 2016/116 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Hazine vekilinin temyizi, sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğu halde Hazine lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine münhasırdır. 2.Sanık ... ile diğer sanıklar müdafiilerinin temyizi, iletişimin tespiti tutanaklarının hukuka aykırı olduğuna ve hükme esas alınmaması gerektiğine, rüşvet anlaşmasının ortaya konmadığına, mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli delil bulunmadığına ve hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ...'ün suç tarihlerinde Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptıkları, ..., ..., ... ve ...'ın ise hafriyat ve nakliye işleri ile uğraştıkları, hafriyat ve inşaat alanında çalışan şirketlerin daha rahat faaliyet gösterebilmek, geçişi yasak olan güzergahlardan geçmek ve yasal tonajın üzerinde yük taşıyabilmek amacıyla aralarında menfaat ilişkisi kurulduğu, polis memuru sanıkların kamyonların anılan şekilde güzergahları kullanmaları ve fazla tonajda yük taşımalarına göz yumma karşılığında maddi menfaat elde ettikleri kabul edilerek sanıkların rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı,

eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı,

kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu görevi kötüye kullanma suçuna 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında, dosya kapsamında kamu görevlisi olmayan sanıklara ait araçların yasak olan güzergahlardan geçtiklerine ya da tonaj fazlası yük taşıdıklarına dair bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği,

sanıklara yüklenen rüşvet verme ve rüşvet alma isnatlarının sübutu halinde kamu görevlisi olan sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında ise bu suça azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçlarını oluşturacağı,

söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırına nazaran bahse konu suçun aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen 8 ve 12 yıllık olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2010 yılı ile inceleme günü arasında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/180 Esas, 2016/116 sayılı Kararına yönelik sanık ..., diğer sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2020/6769, K. 2023/10918, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6769
Karar No
2023/10918
Tarih
9 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/6771 K.2023/10638
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/6772 K.2023/9227
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/6773 K.2023/7814
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/6774 K.2023/10057
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/6775 K.2023/8179
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/6800 K.2023/9732

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.